Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/3185 E. 2020/11007 K. 17.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3185
KARAR NO : 2020/11007
KARAR TARİHİ : 17.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Sınıftaki disiplinsiz davranışları nedeniyle, öğretmeni olan sanığın düzeni sağlamak amacıyla kendisine, görevi gereği ve görev kapsamında sayılacak talimatlarına uymadığı gibi öğretmen olan sanığın otoritesini kırmak amacıyla isyankar ve sınıfta bulunan diğer öğrencilerin eğitim öğretim hakkını engelleyici bir tavır takınan mağduru, sınıftan çıkarmak amacıyla tutmak ve idareye götürmek şeklinde gerçekleşen eylemin, öğretmen kamu görevlisi olan sanığın görevinin ifası niteliğinde olduğu, alınan doktor raporunda darp cebir izine rastlanmamasının bu durumu doğruladığı halde yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi ,
2)Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’nun 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma
evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan TCK’nin 7. ve CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3)Sanık hakkında TCK’nin 86/2, 86/3-d maddelerinin uygulanması ile tayin olunan ”6 ay” hapis cezasının TCK’nin 29. maddesi uyarınca (1/4) oranında indirim yapılması sırasında hesap hatası yapılarak ”4 ay 15 gün” hapis cezası yerine, yazılı şekilde ”1 ay 15 gün” hapis cezasına hükmedilmesi ve TCK’nin 62 maddesi uyarınca (1/6) oranında indirimin de bu miktar üzerinden yapılarak, yine hatalı olarak neticeten ”3 ay 22 gün” hapis cezası yerine, ”1 ay 7 gün” hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.