YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/350
KARAR NO : 2020/19286
KARAR TARİHİ : 16.12.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık …’in temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık …’in yüzüne karşı 21.04.2015 tarihinde tefhim olunan kararı, 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 29.04.2015 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle, sanık …’in temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık …’in temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık …’in yokluğunda verilen ve usulüne uygun şekilde 18.06.2015 tarihinde tebliğ olunan kararı, 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 26.06.2015 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle, sanık …’in temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3) Sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; alacak borç meselesinden kaynaklı hukuki ihtilafın haksız tahrik nedeni olamayacağı, katılan …’dan kaynaklanan ve sanığa yönelen haksız tahrik oluşturacak başkaca herhangi bir söz veya eylem de bulunmadığı halde, mahkemece “sanığın …’dan alacağı olması ve uzun süre parasını alamamasının sanıkta yarattığı hiddet ve eylemin etkisiyle hareket ettiği” şeklindeki kabul ile sanık lehine TCK’nin 29. maddesi uyarınca (1/4) oranında haksız tahrik indirimi uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
4) Sanıklar …ve … hakkında katılan …’ye yönelik mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Hükümden sonra 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 151/1. maddesinde düzenlenen “mala zarar verme” suçunun uzlaşma kapsamına alınması ve yine 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmesi suretiyle yapılan değişiklik nedeniyle, farklı mağdura yönelik olarak işlenmesi nedeniyle sanıkların üzerine atılı TCK’nin 151/1. maddesinde düzenlenen “mala zarar verme” suçu yönünden uzlaşmanın mümkün hale geldiği anlaşılmakla; sanıklar ile katılan arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabul ve uygulamaya göre de;
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin ve sanık …’ın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5) Sanıklar Gökhan ve … hakkında katılanlar …, … ve …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) UYAP sisteminden yapılan sorgulamada, hüküm tarihinde başka suçtan Uşak Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğu anlaşılan, duruşmalardan bağışık tutulma yönünde istemi bulunmayan sanık …’ın duruşmalara getirtilmesi ya da SEGBİS ortamında duruşmaya katılması sağlanmadan yokluğunda mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Ludi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15/06/1992 P. 49/50; Artico/İtalya, B. No: 6694/74, 13/5/1980 P. 33; Sejdovic/İtalya, B. No: 56581/00, 1/3/2006 P. 81) kararlarında belirtildiği üzere savunma hakkı kısıtlanarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 196. maddesine muhalefet edilmesi,
b) Sanık … hakkında tekerrüre esas alınan Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2013 tarih ve 2012/156 Esas, 2013/152 Karar sayılı ilamına konu suçun 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olduğu ve tehdit suçunun 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığı, UYAP ortamında yapılan araştırma sonucunda tekerrüre esas alınan anılan hüküm ile ilgili 01.06.2018 tarihli ek karar ile uzlaşma sağlandığı gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine karar verildiği ancak anılan ek kararın kesinleştiğine dair kesinleşme şerhinin UYAP ortamında mevcut olmadığı anlaşılmakla; sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek ilamı olmadığı da gözetilerek, söz konusu ek kararın kesinleşip kesinleşmediği mahkemesinden araştırılarak, sonucuna göre sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiilerinin ve sanık …’ın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerden dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.