Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/3745 E. 2020/13594 K. 14.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3745
KARAR NO : 2020/13594
KARAR TARİHİ : 14.10.2020

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuğa isnat edilen suçun 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 3-e, 87/1-c, 31/3 maddeleri kapsamında kalması halinde TCK’nin 66/1-d, 66/2 ve 67/4 maddelerince asli zamanaşımının 10 yıl, kesintili zamanaşımının 14 yıl 6 ay olacağı cihetle, tebliğnamedeki zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesi görüşüne iştirak edilmemiştir.
Mağdur … hakkında düzenlenen Mersin Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinin 29.06.2011 tarihli geçici raporunda “sol yüzünde burunda kesi ve darbe bulunduğunun, kesiler derin olduğu için Devlet Hastanesine sevkinin yapıldığının ve kat’i raporun ilgili hekimince verileceğinin bildirildiği”, bir gün sonra düzenlenen Mersin Devlet Hastanesince düzenlenen raporun ise yüzde sabit iz konusunda yeterli açıklama içermediği, bu itibarla rapor içeriği yetersiz nitelikte olup adli tıp kriterlerine uygun olmadığı anlaşıldığından, mağdurun tüm tedavi evrakları, raporları, film ve grafileri ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevkedilerek yaralanmasının yüzünde sabit ize neden olup olmadığı hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu aldırılarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yetersiz rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
2) Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz sebeplerinin incelemesinde;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 67/3 ve 67/4. maddelerinde 7 yıl 12 ay olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesinin son cümlesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından sonra denetim süresi içerisinde dava zamanaşımının durduğu gözetilerek, suç tarihi olan 29.06.2011 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşme tarihi olan 18.04.2012 tarihi arasındaki süre ve denetim süresi içerisinde işlenen suçun suç tarihi olan 28.11.2014 tarihi ile açıklanan hükmün temyiz inceleme tarihi arasındaki sürenin birleştirilmesi durumunda, yargılamaya konu suç tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 66/2 ve 67. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmemiş olduğu anlaşılmakla, tebliğnamenin görüşüne iştirak edilmemiştir.
a) Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/2. ve 86/3-e maddelerinde düzenlenen silahla basit yaralama suçunun 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuk ile mağdur arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
b) Suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nin 86/2, 86/3-e, 31/3 ve 62. maddeleri gereği hükmolunan hapis cezasının TCK’nin 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesi esnasında suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan uygulama yapıldığı belirtilmek suretiyle hükümlerde karışıklık yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.