YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3827
KARAR NO : 2020/12611
KARAR TARİHİ : 05.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraatlere, mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Müşteki sanık …’nün temyiz talebinin, dilekçesi içeriğine göre kendisi hakkında kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu, müşteki Marine’nin temyiz talebinin ise, sanıklar …, … ve … hakkında verilen beraaat hükümleri ile, sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu belirlenerek,
Müşteki Marine’nin 29.04.2014 tarihli duruşmada, sanıktan şikayetçi olup, vekilinin ise davaya katılmak istediklerini beyan etmesine rağmen, katılma konusunda bir karar verilmediği, bu itibarla katılma talebinde bulunan ve süresinde temyiz dilekçesi verip kararı temyiz ederek katılma iradesini gösteren müşteki ….’in 5271 sayılı CMK’nin 260/1. ve 237/2. maddeleri uyarınca kamu davasına katılma talebinin kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
1) Sanık …’nin müşteki …’yu kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının türü ve miktarı itibariyle verilen hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. madde gereğince kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz talebinin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2) Sanıklar …, … ve … (…) haklarında katılan …’i kasten yaralama suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında katılan …’i kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Kolluk tutanaklarına ve adli rapor içeriklerine göre suç tarihinin 29.07.2013 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 30.07.2013 olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/2-c maddesine aykırı davranılması,
b) Katılan … hakkında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 15.06.2015 tarihli adli raporda, “katılanın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, yüzünde sabit iz olup olmadığı hususunda görüş beyan edilebilmesi için kişinin Kurullarında muayene edilmek üzere gönderilmesi gerektiği” tespiti yapılmasına rağmen, katılanın olay tarihi olan 29.07.2013 tarihli adli raporunda belirtilen “sağ şakağında yaklaşık 1 cm boyunda derin kesi” nedeniyle katılanın yüzünde sabit iz oluşup oluşmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmadığı görüldüğünden, tüm doktor raporları ve tedavi evraklarının varsa grafileri ile birlikte katılanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kuruluna gönderilip, yaralanmasının yüzünde sabit ize neden olup olmadığı ve 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerindeki ölçütlere göre yaralanmasının niteliği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alındıktan sonra, sanığın hukuki durumun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
c) Sanığın, eski eşi ile birlikte çalıştığı dönemden kalan borcunu görüşmek üzere çağırdığı katılan ile aralarında çıkan kavganın başlangıcına ilişkin olarak, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, çıkan kavga sırasında sanığın da basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığı olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, sanığın cezasında haksız tahrik nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca asgari oranda(1/4) indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin, (1/2) oranında indirim yapılması suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ile katılanın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 05.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.