Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/4240 E. 2020/9239 K. 09.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4240
KARAR NO : 2020/9239
KARAR TARİHİ : 09.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Hükmün açıklanmasını gerektiren koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi amacıyla sanık adına “duruşmaya katılmadığı takdirde yokluğunda açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanacağı” meşruhatı taşıyan davetiye tebliğ edilmeden, sanığın yokluğunda duruşma açmaksızın dosya üzerinden hükmün açıklanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2)Sanık hakkında, Safranbolu Asliye Ceza Mahkemesinin 06/07/2006 tarihli ve E.2006/147-K.2006/260 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 87/3, 29 ve 62. maddeleri gereğince verilen “7 ay 15 gün” hapis cezasının TCK’nin 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrildiği, hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 22/11/2010 tarihli ve E.2008/6846-K.2010/17463 sayılı kararı ile hükmün CMK’nin 231. maddesi yönünden değerlendirilmesi gerekçesi ile bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; CGK’nin 09/02/2016 tarihli ve E.2014/71-K.2016/42 sayılı kararı gereğince sanığın 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı nedeniyle hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Kabule göre, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140-K.2015/85 sayılı iptal kararı da gözetilerek, TCK’nin 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/07/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.