Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/4429 E. 2020/11645 K. 24.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4429
KARAR NO : 2020/11645
KARAR TARİHİ : 24.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Oluş, iddia, dosya kapsamı ve kabule göre; taraflarına düğünde karşılaştıkları, bilinmeyen bir nedenle aralarında tartışma çıktığı, olayın başlangıç anına ilişkin görgüye dayalı bilgi sahibi tanığın bulunmadığı, mağdur hakkında sanığa karşı kasten yaralama suçundan şikayet yokluğu sebebiyle düşme kararı verildiği, tarafların olayın çıkış sebebini ve gelişimini farklı şekilde anlattıkları anlaşılmakla, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması, bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/4-238 Esas ve 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren uygulamalarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği durumlarda, şüpheli kalan bu hal nedeniyle sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranda uygulanması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışmasız bırakılması,
Kabule göre de;
2) Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel cezada, sanığın eylemi neticesinde mağdurun yüzünde sabit iz meydana gelmesi sebebiyle TCK’nin 87/1-c maddesi gereği (1) kat artırım uygulanması, bu şekilde belirlenen ceza miktarının “3 yıl hapis cezası”nın altında kalması durumunda aynı Kanun’un 87/1-son maddesi gereği “3 yıl hapis cezası”na hükmedilmesi gerekirken, TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen “1 yıl” temel cezanın, aynı Kanun’un 87/1-c maddesi işaret edilerek doğrudan “3 yıl hapis cezası” olarak tespiti suretiyle TCK’nin 61. maddesine aykırı davranılması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.