Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/4556 E. 2020/7283 K. 22.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4556
KARAR NO : 2020/7283
KARAR TARİHİ : 22.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanıkların eylemi sonucu katılanın yüzünde sürekli değişiklik olduğunun ve katılandaki kemik kırıklarının, yaşam fonksiyonlarını orta derecede etkileceğinin belirtildiği, 09.11.2015 tarihli Ordu Devlet Hastanesi raporu ile aynı hastane tarafından aynı tarih, sayı ile ve her iki raporda aynı uzman doktorunda imzası bulunan diğer ikinci raporda, katılanın yüzünde sürekli değişiklik olmadığına ilişkin rapor arasında açıkça çelişki bulunduğu anlaşılmakla ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etki derecesinin gösterilmemesi nedenleriyle rapor içeriklerinin yetersiz olduğu anlaşılmakla, katılanın tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile geçici ve kesin raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesine sevki sağlanarak, yüz bölgesinde meydana gelen yaralanmanın niteliğine ilişkin duraksamaya yer vermeyecek şekilde rapor aldırılarak mevcut raporlar arasındaki çelişki giderilmek suretiyle sanıkların hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2) Sanıkların eylemi nedeniyle katılanın yüzünde sürekli değişikliğe neden olan yaralanma ve kemik kırığı meydana gelmiş olmakla, sanıkların en ağır cezayı gerektiren sonuçtan dolayı bir defa cezalandırılması gerekmekte olup, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesine göre temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinden sonra TCK’nin 87/2-d ve 87/2-son. maddelerinin uygulanması ile yetinilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan TCK’nin 87/3. maddesi ile ayrıca artırım yapılmak suretiyle sanıklar hakkında fazla cezaya hükmolunması,
3) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarih ve 2015/1167 Esas ve 2017/247 Karar sayılı kararı uyarınca sanıklar hakkında düzenlenen iddianamede
sevk maddeleri arasında 5237 sayılı TCK’nin 87/2-son maddesi gösterilmediği halde, sanıklara ek savunma hakkı verilmeden uygulama yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilmesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıkların CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 22.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.