YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5073
KARAR NO : 2020/8838
KARAR TARİHİ : 07.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2)Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
a)Katılanın yaralanması ile ilgili … Devlet Hastanesi’nin 16.02.2015 tarihli beyin cerrahi uzmanınca verilen raporunda ”16.02.2015 tarihinde …protokol no ile kayda alınan hastanın geçici adli raporu ve adli dosyası incelendiğinde oluşan lezyonlar; 1-Hayati tehlike oluşturmaz. 2-BTM ile giderilemez. Durumu bildirir uzman hekim kati kanaat raporudur.” şeklinde tespitlere yer verildiği, katılan hakkında … Devlet Hastanesi’nin 13.02.2015 tarihli geçici genel adli muayene raporundaki yaralanma bulgularının da okunamaz nitelikte olduğu anlaşılmakla, rapor içeriklerinin Adli Tıp kriterlerine uygun olmayıp, hükme esas alınacak yeterlilikte bulunmadığı, bu nedenlerle katılana ait tüm tedavi evrakları, geçici ve kat’i raporları temin edilip en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğü’ne gönderilerek, özellikle söz konusu yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilemeyeceğine ilişkin hususu gösterir şekilde, 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerinde belirtilen ölçütlere göre yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek kati raporu alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Oluşa, tarafların aşamalardaki iddia ve savunmalarına, tanık anlatımlarına, kamera görüntülerinin çözümüne ilişkin bilirkişi raporuna, katılanın yaralanmasının niteliğine ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın, yaşı küçük olduğu için soruşturması ayrı yürütülüp, Uyap’tan yapılan araştırmada Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.07.2017 kesinleşme tarihli, 15.06.2017 tarih, 2016/54 Esas-2017/692 Karar sayılı ilamı ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanığın oğlu olan temyiz dışı suça sürüklenen çocuk …ile aynı fikir ve eylem birliği içerisinde katılanı yaraladıklarının anlaşıldığı olayda, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk …’in silahtan sayılan sopa ile katılanı yaraladığı, sanık …’in ise silahtan sayılan bir cisim kullanmayarak beden yoluyla üzerine atılı suçu işlediği; sanık ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuk…’in aynı suç işleme kararının icrası kapsamında iştirak halinde eylemlerini gerçekleştirdiği ve 5237 sayılı TCK’nin 37/1. maddesi gereğince sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/1,86/3-e maddeleri gereğince sorumlu tutularak, silahla kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c)Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/(1) maddesinde; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
d)28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, sanık hakkındaki hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasını ödememesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.