Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/5739 E. 2020/8834 K. 07.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5739
KARAR NO : 2020/8834
KARAR TARİHİ : 07.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satma, satın alma, taşıma veya bulundurma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık hakkında bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satma, satın alma, taşıma veya bulundurma ve katılan …’a yönelik silahla kasten yaralama suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
a)Sanık hakkında katılan …’a yönelik silahla kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesindeki seçenek yaptırımlardan hapis cezası tercih edildikten sonra sanığın cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmek suretiyle 5237 sayılı TCK’nin 50/2. maddesine aykırı davranılması, aleyhe temyiz olmadığından,
b)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.01.2018 tarih ve 2017/12-463 Esas – 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca, sanık hakkında hükmolunan adli para cezalarının ödenmemesi halinde 5237 sayılı TCK’nin 52/4. maddesi gereğince hapse çevrileceği ihtarı yapılmış ise de; 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi infaz aşamasında re’sen gözetilebileceğinden, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2)Sanık hakkında katılan …’a yönelik silahla kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; mahkeme tarafından 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanması sırasında bu kararın gösterildiği anlaşılmakla, tebliğnamenin düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine göre, alt sınırı beş yıldan az olmayan cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddelerinde düzenlenen suçtan yargılanan sanığın mutlaka duruşmaya çağrılıp veya SEGBİS aracılığıyla dinlenmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde istinabe ve yakalama yoluyla elde edilen savunması ile yetinilip hüküm kurulması,
b)Gerekçeli karar başlığında …’in sıfatının mağdur sanık yerine sanık olarak gösterilmesi,
c)Sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenen cezasından, katılanın hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaralanması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırım uygulanması, tayin edilen cezasının 5 yıldan az olması halinde ise 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca 5 yıla çıkartılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde TCK’nin 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırım uygulanmadan doğrudan TCK’nin 87/1-d-son maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.