Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/5744 E. 2020/7213 K. 22.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5744
KARAR NO : 2020/7213
KARAR TARİHİ : 22.06.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama, tehdit, cinsel taciz, hayasızca hareketler, kişilerin huzur ve sükunu bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında kasten yaralama ve cinsel taciz suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafii, katılanlar vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme uygun ONANMASINA,
2) Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükunu bozma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde, TCK’nin 43/2. maddesi delaletiyle 43/1. maddesine göre arttırım yapılırken “3 ay 22 gün hapis cezası” yerine “3 ay 23 gün hapis cezasına” hükmedilerek, TCK’nin 62. maddesine göre belirlenen sonuç cezanın “3 ay 3 gün hapis cezası” yerine “3 ay 4 gün hapis cezası” olarak hesaplanmasına neden olunması sureti ile fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii, katılanlar vekilleri ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi gereğince, TCK’nin 43/2. maddesi delaletiyle 43/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkradaki “23 gün” ibaresinin “22 gün” olarak değiştirilmesi ve TCK’nin 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkradaki “4 gün” ibaresinin “3 gün” olarak değiştirilmesi sureti ile hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3) Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet ve hayasız hareketler suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanık hakkında Espiye Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 06.03.2014 tarihli ve 2014/60 numaralı iddianame ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/2-b, 105/1, 43/1, 43/2, 123/1, 225/1, 53, 58 maddelerinde düzenlenen suçlar bakımından kamu davası açıldığı, iddianamenin metin kısmında “Sanığın 09.09.2013 günü bahçelerinde çalışmakta olan katılanlar … ve …’nun yanına belden aşağısı çıplak şekilde gelerek “Size sinkaf edeceğim, size tecavüz edeceğim” şeklinde sözler söyleyerek yürüdüğü, katılanların etraftan yardım ister şekilde bağırmaları ve …’in taş atması sebebi ile …’in herhangi bir eylemde bulunmadığı bu olay sonucu … ve …’nun ruh sağlığı bozulduğu için cinsel saldırı ve istismar eylemlerine teşebbüs suçları ile ilgili Giresun Ağır Ceza Mahkemesi’ne fezleke düzenlendiği” belirtildiği halde, mahkemece sanığın bu eylemi bölünerek TCK’nin 106/1-1. cümlesinden ek savunma verilmek suretiyle açılmamış davadan hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 225/1. maddesine aykırı davranılması,
b) Sanık …’ nun katılan … ile katılan çocuklar … ve…’ya karşı doğrudan katılanları hedef alarak 2013 yılı Ağustos ayı içerisinde … Köyü içerisinde belden aşağısı çıplak bir şekilde birden fazla zamanda dolaşma ve 06.09.2013 günü cinsel organını gösterme şeklindeki eylemlerinde TCK’nin 105. maddesi kapsamında cinsel taciz suçunun yanı sıra, bu eylemi aleni olarak gerçekleştirmiş olması sebebiyle TCK’nin 225. maddesinde düzenlenen hayasızca harekette bulunma suçunun da subut bulduğu kabul edilerek, tek eylemle birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet veren sanık hakkında TCK’nin 44. maddesinde yer alan fikri içtima kuralları gereğince bu suçlara ilişkin en ağır cezayı öngören TCK’nin 105. maddesine göre cezalandırılmasına karar verilmekle birlikte, hayasızca hareketlerde bulunma suçundan açılan davaya ilişkin olarak da karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi,
c) Kabule göre; sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınmış olması gözetilerek, 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince TCK’nin 106/1-1. cümle maddesinde düzenlenen tehdit suçundan uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii, katılanlar vekili, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme kısmen uygun BOZULMASINA, 22.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.