YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5818
KARAR NO : 2020/7399
KARAR TARİHİ : 23.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyete dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Mağdur … hakkında Alanya İlçe Devlet Hastanesi adli tıp uzmanınca tanzim edilen 16.10.2015 tarihli adli raporda; “sol koltuk altında yere paralel biri 2×2 cm genişliğinde, diğeri 1×1 cm genişlikte etrafında yaklaşık 5 cm‘lik çapta hematom, krepitasyon veren düzgün sınırlı kesi” mevcut olduğu ve mağdurun bu yaralanması nedeniyle hayati tehlike geçirdiği belirtilmesine rağmen, mağdurdaki yaralanmalarının hangisinin veya kaç adedinin hayati tehlikeye neden olduğunun belirtilmediği anlaşılmakla, yaraların ayrı ayrı hayati tehlikeye neden olup olmadığı ve TCK’nin 86 ve 87. maddesindeki belirlenen ölçütlere göre mağdurdaki her bir yaranın niteliğinin ne olduğu konusunda en yakın Adli Tıp Kurumundan duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alındıktan sonra, sonucuna göre suç vasfının belirlenmesi sonrasında suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Suça sürüklenen çocuk …’ın abisi temyiz dışı sanık … ile birlikte 5237 sayılı TCK’nin 37. maddesi uyarınca iştirak iradesi içerisinde mağdur …’i hayati tehlike geçirecek nitelikte yaraladığı kabul edilen olayda, “eylemi hangisinin yaptığının tespit edilememesi nedeniyle şüpheden sanık yararlanır evrensel kuralı gereğince teşebbüs hükümlerinin uygulanmasına karar verildiğine” ilişkin yanlış gerekçe ile suça sürüklenen çocuğun cezasında, uygulama yeri bulunmadığı halde TCK’nin 35. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle suça sürüklenen çocuğa eksik ceza tayini,
3) Suça sürüklenen çocuğun TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca verilen “1 yıl 6 ay hapis cezası”nın TCK’nin 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırılması sırasında “2 yıl 12 ay hapis cezası” ile cezalandırılması yerine, “3 yıl hapis cezası” ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
4) Suça sürüklenen çocuğa ek savunma hakkı verilmeden, iddanamede yazılı bulunmayan cezayı artıran 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine aykırı davranılması,
5) Fiili işlediği sırada 18 yaşından küçük olan ve adli sicil kaydı bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında verilen sonuç hapis cezasının üç yıldan az olması karşısında, TCK’nin 51. maddesindeki diğer koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilip sonucuna göre suça sürüklenen çocuk hakkında erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken “ceza miktarı” şeklindeki kanuni olmayan gerekçe ile uygulanmamasına karar verilmesi,
6) 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35/3. maddesine göre, suç tarihi itibariyle 15 yaşından büyük 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu düzenlettirilmeme gerekçesinin kararda belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 23.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.