Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/5881 E. 2020/12135 K. 29.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5881
KARAR NO : 2020/12135
KARAR TARİHİ : 29.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık …, müşteki sanıklar … ve … hakkında mağdur sanık …’a yönelik kasten yaralama suçundan verilen beraat hükümlerine yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
Her ne kadar mağdur sanık …’un katılma talebinin kabulüne mahkeme tarafından karar verilmiş ise de;mağdur sanık …’un 15.03.2016 tarihli celsede ”ben Murat’tan şikayetçiyim, Ayşe’den ise şikayetçi değilim, Davaya katılmak isterim.” şeklinde beyanda bulunduğu, 5237 sayılı TCK’nin 73/5. maddesinde iştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçmenin diğerini de kapsayacağının öngörülmesine, mağdur sanık …’un müşteki sanık … hakkındaki şikayetinden vazgeçmesinin sanık … ve müşteki sanık …’a sirayet etmesine, şikayetten vazgeçme ve sirayet eden şikayetten vazgeçme nedeniyle davaya katılma hakkının bulunmamasına binaen mağdur sanık …’un hükümleri temyiz etme hakkının olmaması nedeniyle temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2)Mağdur sanık … hakkında müşteki sanık …’a yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
Tahkikat evrakları, adli rapor içeriklerine göre suç tarihinin 14.01.2015 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 15.01.2015 olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.01.2018 tarih ve 2017/12-463 Esas – 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı TCK’nin 52/4. maddesi gereğince hapse çevrileceği ihtarı yapılmış ise de; 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi infaz aşamasında re’sen gözetilebileceğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre mağdur sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
3) Mağdur sanık … hakkında müşteki sanık …’a yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz sebeplerinin yapılan incelemesinde;
Tahkikat evrakları, adli rapor içeriklerine göre suç tarihinin 14.01.2015 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 15.01.2015 olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Mağdur sanık hakkında tayin olunan netice 1 yıl 5 ay 15 gün uzun süreli hapis cezasının ertelenerek, kısa süreli hapis cezası olduğundan bahisle 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; uzun süreli hapis cezası ertelenen mağdur sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasının kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine ancak;
5237 sayılı TCK’nin 51/3. maddesindeki “cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, mahkum olunan ceza süresinden daha az denetim süresi belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, mağdur sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, hükümden 5237 sayılı TCK’nin 51/3. fıkrasının uygulanmasına ilişkin paragrafından ”1 yıl denetim öngörülmesine” ibaresinin çıkarılması, ”mağdur sanık hakkında mahkûm olduğu 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası kadar denetim süresi belirlenmesine” şeklindeki ibarenin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.