Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/6187 E. 2020/11092 K. 21.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6187
KARAR NO : 2020/11092
KARAR TARİHİ : 21.09.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Sanığın, katılanla önceye dayalı husumeti nedeniyle olay günü tartıştıkları ve çevredekiler tarafından ayrıldıkları, olay yerinden ayrılan sanığın bir süre sonra içinde bulunduğu aracı katılanın üzerine sürerek çarptığı ve ikinci kez çarpmak için manevra yaptığı sırada aracın lastiğinin patlaması nedeniyle eylemine devam edemediği, …Adli Tıp Şube Müdürlüğünün katılan hakkında düzenlediği 23.05.2013 tarihli “sol ağız köşesinde alt ve üst çeneye uzanan toplam 10 cm.lik tam kat parçalı kesi, burun sırtında her iki tarafta 5 cm.lik doku kaybı, sol gluteal bölgede 5*10 cm.lik abrazyon, sol oksipitoparietal bölgede 3*3 cm.lik sefal hematom, sağ ön kolda iki adet 4 cm.lik düzgün kesi, altında 5 cm.lik parçalı abrazyon, BT’sinde sağ nazal kemikte, sol göz arka duvarında, sol frontal kemikte, sol zigomada fraktür hattı mevcut, BBT’de minimal pnömosefali, yaşamı tehlikeye sokar, ağır (4.) derece kırığa neden olmuştur” şeklindeki raporda dikkate alındığında; sanığın hedef aldığı vücut bölgesi, yara yerleri ve niteliği, kullanılan aletin elverişliliği birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması yerine vasıfta yanılgıya düşülerek yazılı gerekçeyle kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2) Sanığın eylemi neticesinde katılandaki yaralanmanın, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu ayrıca hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığının meydana geldiği olayda, birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olan sanık hakkında TCK’nin 86/1 maddesince temel cezaya hükmedilirken meydana gelen zararın ağırlığı ve kastının yoğunluğu da dikkate alınarak TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi ve TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler dikkate alınarak sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılıp sanığın eylemini araçla gerçekleştirildiği dikkate alınarak TCK’nin 86/1,86/3-e, 87/1-d, son maddelerine göre cezalandırılması yerine TCK’nin 86/1,3-e. maddelerine göre belirlenen temel cezadan ayrıca kırıktan TCK’nin 87/3. maddesine göre artırım yapılması,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 21/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.