Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/6367 E. 2020/12532 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6367
KARAR NO : 2020/12532
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkumiyetler

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hüküm bakımından yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihi olan 12.03.2007 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2) Sanık hakkında mağdur …’ye yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm bakımından yapılan incelemede;
Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
3) Sanık hakkında mağdur …’i kasten yaralamadan kurulan hüküm bakımından yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Mağdur …’in 12.03.2007 tarihli yaralanmasına ilişkin olarak mağdurun yaralanma tarihinde ense bölgesinden çıkarılamayan mermi çekirdeğinin Millet Hastanesinin 31.03.2007 tarihli raporuna göre yapılan operasyonla çıkarılarak kolluk görevlisine teslim edildiğinin belirtildiği, Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 03.11.2011 tarihli raporunda ise giriş deliği enseden olan ve çıkış deliği olmayan kurşunun sol angulus mandibula altında olduğunun, ileri bir tarihe operasyon planlanarak mağdurun taburcu edildiğinin, bu haliyle yaralanmanın mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığının, ileride ek bir belge sunulduğunda yeniden değerlendirme yapılabileceğinin belirtildiği, bu haliyle raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşıldığından, mağdurun tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesine sevk edilerek, özellikle söz konusu yaralanmanın hayati tehlikeye neden olup olmadığı hususunu gösterir şekilde, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
b) Mağdur … hakkında Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 03.11.2011 tarihli raporuna göre mağdurdaki yaralanmanın yaşamı tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi müdahele ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı belirtildiği halde sanık hakkında TCK’nin 86/1, 86/3-e maddelerine göre belirlenen temel cezadan TCK’nin 87/1-d maddesine göre artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.