Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/6436 E. 2020/13593 K. 14.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6436
KARAR NO : 2020/13593
KARAR TARİHİ : 14.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Tarafların suç tarihinde aynı ceza infaz kurumunda bulundukları, müştekinin kızının annesini ziyarete gittiğinde müştekinin yaralandığını ve tehdit edildiğini öğrendiğini beyan etmesi üzerine başlatılan soruşturma sonucunda Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 23.07.2015 tarih, 2015/1736 numaralı iddianamesi ile her üç sanık hakkında kasten yaralama ve sanık … hakkında tehdit suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında; yapılan yargılama sonunda, sanıkların cezlandırılmasına karar verildiği; sanıkların müştekinin merdivenlerden düştüğünü savunduğu, UYAP kayıtlarına göre hükümden sonra 06.08.2017 tarihinde vefat ettiği anlaşılan müştekinin ise soruşturma aşamasında yaşadıkları tartışma esnasında sanık …’in eline bir karavana alarak kafasına vurmaya başladığını, kendisinin yere düştüğünü, sanık …’in arkadan sarılarak geri çekmesi üzerine …’in tekme ve tokat ile vurduğunu ve her üç sanık hakkında kendisini yaraladıkları için şikayetçi olduğunu beyan ettiği, kovuşturma aşamasında da benzer anlatımlarda bulunduğu olayda, müştekinin aşamalarda kendisini kimin ne şekilde yaraladığı hususunda ayrıntılı beyanlarının alınmadığı görülmekle, cezaevi idaresinden olaya ilişkin tutanak, bilgi belge ve tanık sıfatı ile dinlenilmek üzere olaya ilişkin görgüsü bulunan tutuklu/hükümlülerin isimlerinin istenilerek olayın çıkış sebebi ve gelişiminin aydınlatılmaya çalışılması, aynı şekilde varsa görüntü kayıtlarının istenmesi ile görüntülerdeki şahısların kim olduğunun tespit edilmeye çalışılması ve müştekiyi kimin ne şekilde yaraladığının, özellikle sanıklar … ve …’ın sanık … ’ın eylemine iştirak edip etmedikleri ya da ne şekilde iştirak ettikleri hususlarının karar yerinde tartışılarak sonucuna göre, sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2) Sanık …’ın tehdit suçlamasını kabul etmemesi ve olaya ilişkin bilgi ve görgüsü olan tanık anlatımının bulunmaması karşısında, sanığın tehdit suçunu işlediğine ilişkin soyut iddia dışında hangi somut delillere dayanıldığı gösterilmeden ve müşteki iddialarına ne suretle üstünlük tanındığı açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
3) Sanıkların eylemi neticesinde müştekinin vücudunda hafif (1.) derecede kemik kırığı ile birlikte hayati tehlike meydana geldiğinin kabulü karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesine göre temel cezanın tespiti sırasında, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, birden fazla nitelikli halin ihlali, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak, TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki “cezada orantılılık ilkesi” gözetilerek sonuç cezaya etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmemesi,
4) Sanık …’ın adli sicil kaydında bulunan ve ikinci kez mükerrirliğe esas alınan Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2008 tarihli, 2007/719 Esas – 2008/19 Karar sayılı ilamı ile TCK’nin 142/2-b maddesi uyarınca hükmolunan “3 yıl 1 ay” hapis cezasının 02.08.2011 tarihinde infaz edildiği, infaz tarihinden itibaren TCK’nin 58/2-b maddesindeki 3 yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, ancak bu ilamın yerine ikinci kez tekerrür açısından uygulanma koşulları bulunan Afyonkarahisar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2012 tarihli, 2011/204 Esas, 2012/509 Karar sayılı “3 yıl” hapis cezası içeren hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
5) Sanık …’in ikinci kez mükerrir olduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 58/6 ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108/3. maddeleri gereğince ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına karar verilmiş ise de; ikinci kez tekerrüre esas kabul edilen Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2008 tarihli, 2007/719 Esas – 2008/19 Karar sayılı ilamında sanık hakkında TCK’nin 58. maddesinin uygulanmadığı anlaşıldığından, şartları oluşmaması nedeniyle sanık hakkında ikinci kez mükerrirliğe karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
6) Sanık …’ın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2015 tarihli, 2011/532 – 2015/219 Karar sayılı ilamının kesinleşme tarihinin 05.05.2015 olduğu suç tarihinin 30.04.2015 tarihinden sonra olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, bu ilamın yerine ikinci kez mükerrir olduğu Şereflikoçhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2012 tarihli, 2012/233 Esas – 2012/406 Karar sayılı ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
7) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … ile sanık … müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı ve tekerrüre esas ilam yönünden sanıkların kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 14/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.