Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/6646 E. 2020/17432 K. 26.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6646
KARAR NO : 2020/17432
KARAR TARİHİ : 26.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit, hakaret, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair, beraatlerine dair
sanıklar Metin ve Mustafa Kemal müdafii
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık …’un katılan …’e karşı hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanık …’in katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, katılanlar vekillerinin ve sanıklar müdafiilerinin temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık … hakkında katılan …’e karşı mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükmü ile sanık … hakkında katılan …’a karşı tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,

3) Sanık … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Katılanın aşamalardaki beyanları ve bu beyanlarla uyumlu “sağ kol omza yakında yerde kızarıklık” olduğuna dair doktor raporunun bulunduğu, buna karşın, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, sanığın katılana yönelik yaralama eylemine ilişkin görüntü bulunmadığının bildirildiği ancak raporda olay yerindeki kişilerin değil de zaman zaman boşa (yer zeminini) çekim yaptığına ilişkin hususun da belirtildiği anlaşılmakla, görüntülerin duruşmada izlenmesi ve tüm bu hususların birlikte değerlendirilerek sonucuna göre, hangi gerekçeyle hangi delile üstünlük tanındığı da açıklanarak sanığın hukuki durumunun belirlenemesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
4) Sanıklar Metin ve Mustafa Kemal hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Katılanın maddi zararı olduğunu beyan etmesi ve zararının giderildiğine dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı da gözetilerek, sanıklar hakkında CMK’nin 231/5 maddesinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddine, ancak;
a) Adli sicil kaydı ve duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz tutum ve davranışları bulunmayan sanıklar hakkında “adli sicil kayıtlarında daha önce verilmiş bir hüküm bulunması” şeklindeki dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle yazılı şekilde TCK’nin 51. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
b) Adli sicil kaydı bulunmayan sanıklar hakkında, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz tutum ve davranışlarının da bulunmaması karşısında, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile TCK’nin 62. maddesi uygulanmaması,
c) Adli sicil kaydı bulunmayan sanıklardan Metin hakkında katılan …’e karşı yaralama suçundan kurulan hükümde TCK’nin 62. maddesi uygulandığı halde, katılan …’a karşı yaralama suçundan kurulan hükümde uygulanmaması suretiyle çelişkiye neden olunması,

d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26.11.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.