Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/7191 E. 2020/10966 K. 17.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7191
KARAR NO : 2020/10966
KARAR TARİHİ : 17.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Katılan … vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre katılan …’ün, … tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan “Kasten Yaralama” suçunun mağduru olduğu, … hakkında bahse konu suç nedeniyle “beraat” kararı verildiği, katılan … vekilinin bu karara yönelik herhangi bir temyiz talebinin bulunmadığı, adı geçenin temyiz isteminin sanık … hakkında, …’na karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün, sanık … lehine bozulması talebine ilişkin olduğu; …’ün, sanık … tarafından işlenen suça ilişkin mağdur sıfatının ve dolayısıyla katılan sıfatının bulunmaması nedeniyle sanık … hakkında kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı gibi katılan … vekilinin sanık …’in müdafii olmamakla sanık lehine temyiz talebinde de bulunamayacağı anlaşıldığından, temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2) Sanık … hakkında …’na karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Silivri Devlet Hastanesince tanzim olunan 04/06/2012 tarihli raporda, “Sol frontoperiatelde yaklaşık 10×2 cm.’lik derin kesi, bilinç açık, oryente-koopere,kesi süture edildi, kati raporun beyin cerrahi tarafından verilmesi uygundur.”; aynı Kurum tarafından tanzim olunan 06/06/2012 tarihli raporda, “Normal sınırlarda beyin BT bulguları.”; yine aynı Kurumca tanzim olunan 09/01/2014 tarihli raporda, “Sol fronto-temporal kemikte fraktür, kati raporun adli tıp kurumunca verilmesi uygundur.” şeklindeki açıklamaya istinaden Adli Tıp Kurumu Silivri Şube Müdürlüğünce düzenlenen ve hükme esas alındığı anlaşılan 08/04/2014 tarihli raporda, “Frontal kemik sol kesimde temporal kemik pars squamozasında kısmen uzanan non-deplese ince fraktür hattı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemez, kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi orta (3) derecededir, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmuştur.” ifadelerine yer verildiği anlaşılmakla, katılanda meydana gelen yaralanmanın evvelki raporlarda hayati tehlikeye yol açacak nitelikte olduğu yönünde herhangi bir görüş bulunmadığı gibi Adli Tıp Kurumunca tanzim olunan raporda da bahse konu yaralanmanın ne şekilde hayati tehlikeye neden olduğu hususunda herhangi bir açıklamaya yer verilmediği gözetilerek; katılana ait tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile ilgili muayene raporların temini ile Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulundan söz konusu yaralanmanın niteliğine ilişkin 5327 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen ölçütlere uygun olarak rapor temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz ve çelişkili rapora istinaden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
b) Sanığın eylemi neticesinde katılanın vücudunda orta (3) derecede kemik kırığı meydana geldiği ve katılanın aynı zamanda hayati tehlike geçirdiğinin kabulü karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, birden fazla nitelikli halin ihlali, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak, TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki “cezada orantılılık ilkesi” gözetilerek sonuç cezaya etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini,
c) Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca tayin edilen “1 yıl 6 ay” hapis cezasının, katılanın hayati tehlike geçirmiş olması nedeniyle TCK’nin 87/1-d maddesi uyarınca (1) kat artırılması sırasında “2 yıl 12 ay” hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak “3 yıl” hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
d) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son, 29. maddeleri uyarınca belirlenen “3 yıl 9 ay” hapis cezasından, 5237 sayılı TCK’nin 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında takdiri indirim sebebi uygulandığında belirlenmesi gereken ceza miktarının “3 yıl 1 ay 15 gün” hapis cezası yerine, hesap hatası yapılarak “2 yıl 13 ay 15 gün” hapis cezası olarak tespiti suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
e) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 17/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.