YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7252
KARAR NO : 2020/10157
KARAR TARİHİ : 08.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basit yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Katılan hakkında …Devlet Hastanesince düzenlenen 29/01/2016 tarihli raporda da, ”mentumda inferiorda 2 cm.’lik skar” mevcut olduğu ve sabit iz niteliğinde olduğu belirtilmesine karşın, yaranın niteliği ve sözel diyalog mesafesinden, belirgin bir dikkat sarf etmeden, ilk bakışta fark edilip edilmediği gibi hususlarda da rapor içeriği yetersiz olup, Adli Tıp kriterlerine uygun olmadığı anlaşıldığından, mağdurun, tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunda duraksamaya yer vermeyecek, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde kesin raporu aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyetinin TCK’nin 191/1. maddesinde düzenlenen “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak” suçuna ilişkin olduğu, ancak anılan hükmün kesinleşmesinden sonra 6217 sayılı Kanun’un 20. maddesi ve 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 191. maddesinde yapılan değişiklikler üzerine TCK’nin 7. maddesi uyarınca uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının mahkemesinden sorulması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra verilen ve kesinleşen hükmün tekerrüre esas olup olmadığı veya sanığın başkaca tekerrüre esas mahkumiyet hükmünün bulunup bulunmadığı araştırılıp, sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
3)Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uygulanarak verilen 1 yıl hapis cezasının TCK’nin 87/1-c maddesi gereğince bir kat artırılması ile 2 yıl hapis cezasına çıkartılması, ardından TCK’nin 87/1-son fıkrası uygulanarak 3 yıl hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken, doğrudan 3 yıl hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz talebi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.