YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7324
KARAR NO : 2020/10219
KARAR TARİHİ : 09.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1)Mağdur hakkında …Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan 31.07.2015 tarihli adli raporda, mağdurda nazal fraktür bulunduğunun belirtildiği ancak; kemik kırığının hayat fonksiyonlarını kaçıncı derecede etkilediğinin rakamsal olarak belirtilmediği, yine söz konusu raporun geçici olduğu belirtildiği halde kesin raporun aldırılmadığı anlaşılmakla, mağdurun geçici raporu ve yaralanmasına ilişkin tüm tıbbi evrakları en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, kırığın derecesini de içerir şekilde 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor aldırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun ve kırık artırım oranının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107. ve 108.maddeleri gereğince, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi ile denetim süresinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaması veya herhangi bir yükümlülük belirlenmeden geçirilmesine karar verilmesi görevinin, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarınıda değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olanmahkemeye ait olduğu gözetilmeden, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, “1 yıl” süre ile denetimli serbestlik süresi belirlenmesine ve yine infazı kısıtlar şekilde, denetim süresi içerisinde herhangi bir yükümlülük yüklenmesine ve uzman kişi görevlendirilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 09.09.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.