YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7388
KARAR NO : 2020/12981
KARAR TARİHİ : 07.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Oluş, dosya kapsamı ve sanığın atılı suçlamayı kabul etmediğine yönelik savunmaları ile olaya ilişkin tanığın bulunmadığı dikkate alınarak, sanığın atılı suçu işlediğine dair, mağdurun soyut iddiası dışında, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
2) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
a) Katılan hakkında Karşıyaka Devlet Hastanesinin Acil Tıp Uzmanı tarafından düzenlenen 02.05.2015 tarihli adli raporda “frontal bölgede 3 cmlik cilt-ciltaltı kesisi, hafif şişlik” mevcut olduğu belirtilmiş ve yaralanma basit tıbbi müdahale ile giderilemez olarak nitelendirilmiş ancak yaralanmanın ne şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilemez olduğunun açık olarak belirtilmediği bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişsiz olduğu anlaşıldığından mağdurun tüm tedavi evrakları, film ve grafiler ve raporlarıyla birlikte Adli Tıp Kurumuna sevkinin yapılarak, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde yeniden raporunun aldırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas – 367 Karar sayılı Kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanması gerektiği gözetilmeden (1/2) oranında indirim yapılarak, eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakların dikkate alınmasına, 07.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.