Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/7398 E. 2020/12810 K. 06.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7398
KARAR NO : 2020/12810
KARAR TARİHİ : 06.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, basit yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında mağdur …’a karşı silahla basit yaralama suçundan açılan kamu davasında hüküm kurulmamış ise de zamanaşımı süresi içerisinde mahkemece her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1) Sanık hakkında mağdurlar … ve …’a karşı tehdit suçundan, mağdur …’a karşı silahla basit yaralamaya teşebbüs suçundan ve mağdur …’e karşı basit yaralama suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
a) Sanığın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2007 tarihli 2007/392 Esas ve 2007/437 Karar sayılı mahkumiyet kararında, sanığın suç tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmamış olması nedenleriyle söz konusu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı ancak sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas hüküm olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, sanık hakkında TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,
2) Sanık hakkında mağdurlar … ve …’a karşı kasten yaralama eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin incelenmesinde;
a) Mağdurlar hakkında Çeşme Devlet Hastanesince düzenlenen raporlarında Hüznü için dizde ödem hiperemi, Yunus için başında ağrı hafif ödem tariflendiği, hayati tehlikelerinin bulunmadığı, kafa travması açısından beyin cerrahisine görünmesinin önerildiği, Urla Devlet Hastanesi Beyin Cerrahi uzmanınca düzenlenen 12.09.2014 tarihli raporlarda hayati tehlikelerinin bulunmadığının belirtildiği ancak yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte bulunup bulunmadığı hususunda tereddüt oluşturduğu, her türlü tereddütlerin giderilmesi bakımından, mağdurların tüm tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanığın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2007 tarihli 2007/392 Esas ve 2007/437 Karar sayılı mahkumiyet kararında, sanığın suç tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmamış olması nedenleriyle söz konusu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı ancak sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas hüküm olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, sanık hakkında TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,
3) Sanık hakkında mağdur …’e karşı kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas – 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi hükmü gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen TCK’nin 87/1-son maddelerinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
b) Sanığın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2007 tarihli 2007/392 Esas ve 2007/437 Karar sayılı mahkumiyet kararında, sanığın suç tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmamış olması nedenleriyle söz konusu ilamın tekerrüre esas alınamayacağı ancak sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas hüküm olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, sanık hakkında TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.