YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7499
KARAR NO : 2020/13774
KARAR TARİHİ : 15.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, düşme
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından verilen düşme kararlarına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Kasten yaralama suçunun mağduru …’in şikayetinden vazgeçtiği 14.01.2015 tarihli duruşmada hazır bulunan sanık … müdafiinin “şikayetten vazgeçme hususunda bir diyeceğimiz” yoktur demek suretiyle vazgeçmeyi reddetmediği, ve yine mala zarar verme suçunun mağduru …’nun şikayetinden vazgeçtiği 15.04.2015 tarihli duruşmada hazır bulunan müdafinin, “mahkeme aksi kanaatte ise şikayetten vazgeçme hususu da dikkate alınarak davanın düşmesini” talep ettiği anlaşılmakla, sanık … hakkında kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından şikayet yokluğu nedeniyle verilen düşme kararlarını temyizinde sanığın hukuki yararı bulunmadığından, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince sanık müdafiinin temyiz talebinin REDDİNE,
2) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-c, 87/1-son maddelerinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması gerektiği gözetilmeyerek, savunmasının talimat yoluyla aldırılması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (F.C.B. v İtalya, No: 12151/86, 28 Ağustos 1991) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) sayılı kararları ile, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve yine 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilmesi,
c) 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c-son, 29. maddeleri uyarınca belirlenen 3 yıl 9 ay hapis cezasına, TCK’nin 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim uygulanması neticesinde, 3 yıl 1 ay 15 gün yerine, hesap hatası yapılarak 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunması suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK 326/son maddesi gereğince ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 15.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.