YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7508
KARAR NO : 2020/13765
KARAR TARİHİ : 15.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) sayılı kararları ile, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve yine 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) Sanığın, müştekiyi, 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f-4 maddesi uyarınca silahtan sayılan ”sevk ve idaresindeki araba” ile yaralaması karşısında; kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmaması suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
3) Adli muayene raporunda kemik kırıklarının derecesinin rakamsal olarak belirtilmediği anlaşılmakla, müştekiye ait film, grafi ve tüm tedavi evrakları tedavi gördüğü kurumlardan getirtilip en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü’ne gönderilerek kemik kırıklarının yaşam fonksiyonlarını kaçıncı derecede etkileyeceği hususunda rapor aldırılmadan eksik araştırma ile hüküm kurulması,
4) Sanığın, müştekiyi, hayati tehlike geçirecek ve derecesi belirtilmeyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı olayda; birden fazla nitelikli halin birleşmesi halinde sanığa verilecek cezanın TCK’nin 87. maddesinden ancak bir kez arttırılabileceği, bu durumun TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ve TCK’nin 61. maddesi dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma nedeni yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5) Sanık hakkında yalnızca daha ağır neticesi olan hayati tehlike oluşturacak şekilde yaralama nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son maddeleri uyarınca uygulama yapılması gerekli ve yeterli iken, kemik kırığının da meydana geldiğinden bahisle ayrıca TCK’nin 87/3. maddesi gereğince arttırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
6) Olay öncesinde birbirlerini tanımayan müşteki ile sanık arasında maddi hasarlı trafik kazası sonucu meydana gelen tartışma sonrasında suça konu yaralama eyleminin gerçekleştiği düşünüldüğünde, sanığın cezasından asgari oranda (1/4) haksız tahrik indirimi yapılması gerekirken, 1/2 oranında indirim uygulanması suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi,
7) Kabul ve uygulamaya göre, de; sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/3, 87/1-d-son, 29. maddeleri gereği belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasının, TCK’nin 62. maddesinden (1/6) oranında indirilmesi neticesinde, ”2 yıl 1 ay” yerine, hesap hatası yapılarak 1 yıl 13 ay hapis cezasına karar verilmesi,
8) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK 326/son maddesi gereğince ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 15.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.