Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/7526 E. 2020/8413 K. 02.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7526
KARAR NO : 2020/8413
KARAR TARİHİ : 02.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Aynı dosyada “katılan” sıfatı da bulunan sanıkların temyiz taleplerinin, kendi haklarında hükmedilen “mahkumiyet” kararları ile sınırlı olduğunun tespiti ile yapılan incelemede;
1)Sanık … hakkında, …’a karşı “Mala Zarar Verme” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarları itibariyle, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2)Sanık … hakkında …’e karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e maddeleri gereği kamu davasının açıldığı ve fakat mahkemece yapılan yargılama sırasında sanık hakkında TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmadığı anlaşılmakla, yargılama sırasında değişen suç vasfı itibariyle TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında kalan “Kasten Yaralama” suçunun 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflar arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekliliğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
b)Sanığın aksi ispat olunamayan savunmasına göre, ilk önce…’in kendisine hakaret etmesi ve tehdit içerikli sözler sarf etmesi nedeniyle yargılama konusu suçu işlediğinin kabulü ile sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde, TCK’nin 29. maddesi gereği haksız tahrik indirimi uygulanırken, TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince asgari oranda (1/4) indirim yapılması gerekirken, (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
c)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
3)Sanık … hakkında katılan …’e karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a)Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e maddeleri gereği kamu davasının açıldığı ve fakat mahkemece yapılan yargılama sırasında sanık hakkında TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanmadığı anlaşılmakla, yargılama sırasında değişen suç vasfı itibariyle TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında kalan “Kasten Yaralama” suçunun 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflar arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekliliğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
b)Sanığın aksi ispat olunamayan savunmasına göre, ilk önce katılan …’nin oe içinde bulunduğu grubun kendisine hakaret etmesi ve tehdit içerikli sözler sarf etmesi nedeniyle yargılama konusu suçu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi de nazara alınarak, TCK’nin 29. maddesi gereği asgari oranda (¼) haksız tahrik indirimi yapılması gerekliliğinin gözetilmemesi,
c)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 02.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.