YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7745
KARAR NO : 2020/9167
KARAR TARİHİ : 09.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Mağdur hakkında … Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 19.10.2015 tarihli kesin raporda, mağdurun sol el 5. parmağında kemik kırığının mevcut olduğu belirtildiği halde, kemik kırığının hayati fonksiyonlara etkisine dair derecesinin belirtilmediği anlaşılmakla, adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1), orta (2-3), ağır (4-5-6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2)’ye kadar artırımının öngörülmüş olması karşısında, mağdur hakkında düzenlenen bahse konu adli raporun hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı dikkate alınarak, mağdurun tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuğun diğer temyiz dışı suça sürüklenen çocukla birlikte iştirak iradesiyle silahtan sayılan metal bir cisimle mağduru kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladığının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) TCK’nin 86/1,87/3,31/3. maddeleri uyarınca tayin edilen 8 ay 20 gün hapis cezasından TCK’nin 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapılırken 7 ay 6 gün hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak 7 ay 7 gün hapis cezasına karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
4) Suça sürüklenen çocuğun, mağdurun hakaret etmesi üzerine mağduru yaraladığına dair ikrar niteliğindeki savunması karşısında, olayı gören tanık beyanının da bulunmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi gereğince asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
5) Sabıkasız olan ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına muvafakat eden suça sürüklenen çocuk hakkında, 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
6) Sosyal inceleme raporu bilirkişi ücretinin 5271 sayılı CMK’nin 324/4. maddesi uyarınca Devlet Hazinesine yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuktan tahsiline karar verilmesi,
7) Yapılan yargılama giderlerinin tamamının hesaplanması suretiyle CMK’nin 325. maddesi uyarınca hakkında mahkumiyet kararı verilen suça sürüklenen çocuktan payı oranında tahsiline karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, suça sürüklenen çocuğun aleyhine temyiz bulunmadığından CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,09.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.