YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7952
KARAR NO : 2020/14203
KARAR TARİHİ : 21.10.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklar … ve … hakkında müşteki …’ü kasten yaralama suçundan verilen beraat kararlarına yönelmiş bir temyiz istemi bulunmadığı ve sanık … hakkında müşteki … ve katılan …’i, sanık … hakkında katılan …’ü, sanık … hakkında katılanlar … ve …’i, sanık … hakkında müşteki …’yu ve katılan …’i, sanık … hakkında müşteki …’yu ve katılanlar … ve …’nu kasten yaralama suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin mahkemenin 09.05.2016 tarihli ek kararı ile reddedildiği ve ek karara yönelmiş bir temyiz istemi bulunmadığı belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
1) Sanık … hakkında katılan …’ü kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanık … hakkında katılanlar … ve …’ü kasten yaralama suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık … ve müdafii ile katılanlar … ve … vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında katılan …’nu kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
a) Katılan …’nun kafasına demir mi tahta mı olduğunu ayırt edemediği bir sopayla vurulduğunu beyan ettiği ve 15.02.2011 tarihli oturumda kafasında 11 tane çatlak oluştuğunu ayrıca el bileğinden de bıçakla yaralandığını bildirdiği, katılan hakkında Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim edilen 22.10.2009 tarih ve 98 sayılı raporda ise; yaşam fonksiyonlarını 1 (bir) hafif derecede etkiler nitelikte “sağ ön kol radius yanda minimal fraktür” izlendiği kayıtlı olduğu bildirilmiş olup, katılanda oluşan yaralanmaya ilişkin her türlü tereddütlerin giderilmesi bakımından, katılanın tüm doktor raporları ve tedavi evraklarının varsa grafileri ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne gönderilerek 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddesinde belirtilen ölçütlere göre yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek nitelikte rapor aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
b) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/3. maddeleri uyarınca belirlenen ”1 yıl 9 ay” hapis cezası üzerinden TCK’nin 29. maddesi gereği (1/4) oranında indirim uygulandığında “1 yıl 3 ay 22 gün” hapis cezası yerine “1 yıl 3 ay 23 gün” hapis cezasına hükmedilmesi ve bu miktar üzerinden TCK’nin 62. maddesi gereği (1/6) oranında takdiri indirim sebebi uygulandığında hükmedilmesi gereken netice ceza “1 yıl 1 ay 3 gün” hapis cezası iken hesap hatası neticesinde “1 yıl 1 ay 5 gün” hapis cezasına hükmetmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3) Sanık … hakkında katılan …’i kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Katılan … hakkında Ankara Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim edilen 02.11.2010 tarih ve 598 sayılı raporda; “sol frontal sinüs ön duvarında orbita tavanına uzanım gösteren parçalı fraktür, solda medial blowout fraktürü ve bu kesimden orbitaya yağ dokusunu etmoid hücreler içerisine herniasyonu, medial rektus kasında hafif deplasman, inferior orbita tavanında hafif deplase maksiller sinüs ön duvarına uzanım gösteren fraktürler, sol nazal kemik fraktürü” kayıtlı olduğu bildirildiği ancak katılanın yaralanmasının yüzünde sabit iz oluşturup oluşturmadığı ve (katılanın 08.06.2010 tarihli beyanında gözünde hasar oluştuğunu bildirmesine karşın) duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olup olmadığı hususlarında bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla, tedavi evrakları, mevcut raporları varsa grafileri ile birlikte katılanın en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevki ile özellikle tespit edilen yaralanmanın duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine ve yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunda TCK’nin 86 ve 87. maddesinde belirtilen ölçütlere göre yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek nitelikte rapor aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.