YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9168
KARAR NO : 2020/13076
KARAR TARİHİ : 08.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ulukışla Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/47 Esas, 2013/172 Karar sayılı ilamına konu suçun 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1.cümle maddesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olduğu ve bu suç 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alınmış ise de, aynı ilamda üst soya karşı kasten yaralama suçundan 3.000,00 TL adli para cezasına hükmedildiği, bu hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ancak TCK’nin 106/1-1.cümle maddesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin 5 ay hapis cezasının tekerrüre esas olduğu olduğu ve 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi uyarınca üst soya karşı yaralama suçunun tehdit suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle tehdit suçu yönünden de uzlaşmanın mümkün olmadığı anlaşılmakla, tebliğnamenin bu yöndeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
1) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Sanığın anneannesi olan mağduru silahtan sayılan telefon ile yaraladığı olayda, birden fazla nitelikli hal (TCK’nin 86/3-a ve 86/3-e) ihlaline neden olan sanık hakkında, TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, TCK’nin 61. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu, meydana gelen zarar ve TCK’nin 3. maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 08.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.