Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/92 E. 2020/9022 K. 08.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/92
KARAR NO : 2020/9022
KARAR TARİHİ : 08.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanıklar …, …, …, …, …,…, …, …ve … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Kararın o yer Cumhuriyet savcısının yokluğunda verildiği, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 310/3. maddesinde belirtildiği üzere, duruşmaya katılmayan Cumhuriyet savcıları yönünden temyiz süresinin tefhim tarihinden itibaren bir ay olduğu, o yer Cumhuriyet savcısının yokluğunda 15.02.2019 tarihinde verilen hükümleri, tefhimden itibaren bir aylık yasal süre geçtikten sonra 25.04.2019 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK’un 310/3. ve 317. maddeleri gereğince istem gibi REDDİNE,
2) Sanık … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanık hakkında hüküm kurulurken, sanığın eylemi nedeniyle mağdurun organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olduğundan bahisle cezasında artırım yapılırken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nin 87/2-b maddesi yerine TCK’nin 87/2-d maddesi şeklinde hatalı gösterilmesi,
b) Olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas-367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede (1/4) oranında uygulanmasını gerektirip gerektirmediğinin tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
3)Sanıklar …, …, … ve … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanık …’in bozma sonrası yapılan yargılama sırasında, kavga anında mağdurun gözüne taşla vurduğunu ikrar ettiği, mahkemece bozma öncesi kolluk araştırması suretiyle tespit ettirilen tanıklar … ve…’in de bozma sonrası ayrıntılı şekilde alınan yeminli beyanlarında, sanıklar …,…, … ve…’ın mağdur … ile kavga ettiklerini, mağdura vururken gördüklerini, sanık … ile mağdur arasındaki boğuşma sırasında sanık …’in gelerek taş ile mağdurun gözüne vurduğunu beyan ettikleri, mağdur hakkında düzenlenen adli raporların incelenmesinde sadece gözünde künt travmaya bağlı yaralanmasının bulunduğu, vücudunun başkaca bir yerinde darp cebir izine rastlanmadığı, mağdurun organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olan yaralanmanın sanık … tarafından gerçekleştirmesinden sonra kavganın sonlandığı da dikkate alındığında, sanıklar …, …, … ve …’ın, sanık …’in eylemine ne şekilde iştirak ettikleri yeterince tartışılıp değerlendirilmeden, yetersiz gerekçe ile tüm sanıkların iştirak halinde atılı suçu işledikleri kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas -367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede (1/4) oranında uygulanmasını gerektirip gerektirmediğinin tartışılmaması,
Kabule göre de;
c)Sanıklar hakkında hüküm kurulurken, sanıkların eylemi nedeniyle mağdurun organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olduğundan bahisle cezalarında artırım yapılırken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nin 87/2-b maddesi yerine TCK’nin 87/2-d maddesi şeklinde hatalı gösterilmesi,
d)Sanıklar … ve … hakkında hüküm kurulurken, ceza miktarının kazanılmış hak nedeniyle indirildiği fıkrada, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA,
4)Sanıklar…, …, …ve … hakkında mağdur …’a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanıkların aşamalarda alınan beyanların üzerlerine atılı suçlamayı inkar ettikleri, mağdurun olaydan hemen sonra alınan kolluk beyanında söz konusu sanıkların kendisine yönelik herhangi bir eyleminden bahsetmediği, mahkemece bozma öncesi kolluk araştırması suretiyle tespit ettirilen tanıklar… ve…’in de bozma sonrası ayrıntılı şekilde alınan yeminli beyanlarında, sanıklar …, …,…ve…’ın kavgaya karışmadıklarına dair anlatımları ve mağdur hakkında düzenlenen adli raporların incelenmesinde sadece gözünde künt travmaya bağlı yaralanmasının bulunduğu, vücudunun başkaca bir yerinde darp cebir izine rastlanmadığının anlaşılması karşısında, sanıklar …, …, ….ve …’ın mağdura yönelik kasten yaralama suçunu ne şekilde işledikleri yeterince tartışılıp değerlendirilmeden, yetersiz gerekçe ile atılı suçtan tüm sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
b) Olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılması; bunun mümkün olmaması halinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas -367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede (1/4) oranında uygulanmasını gerektirip gerektirmediğinin tartışılmaması,
c) Sanıklar hakkında hüküm kurulurken, sanıkların eylemi nedeniyle mağdurun organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olduğundan bahisle cezalarında artırım yapılırken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nin 87/2-b maddesi yerine TCK’nin 87/2-d maddesi şeklinde hatalı gösterilmesi,
d) Sanıklar…,… ve … hakkında hüküm kurulurken, ceza miktarının kazanılmış hak nedeniyle indirildiği fıkrada, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 08.07.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.