YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9592
KARAR NO : 2020/12811
KARAR TARİHİ : 06.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek olan hükmün, açıklanmasına karar verilen yeni hüküm olduğu, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle Anayasa’nın 141. ve 5271 sayılı CMK’nin 34 ve 223, 230. maddelerine aykırı davranılması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2) Katılanın yaralanmasına ilişkin, Karaman Devlet Hastanesince düzenlenen rapor içeriğinde “alında 4×4 cm. şişlik, sol omuzda 7×8 cm. ekimoz, sol omuzda 2×2 cm. ekimoz, sol sırt orta 10×10 cm. ekimoz, sağ kalçada 3×10 cm. ekimoz” şeklindeki yaralanmaların ekimoz alanlarının fazla olması nedeniyle basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin belirtildiği ancak yaralanmaların niteliği itibariyle raporun Adli Tıp kriterlerine uygunluğu hususunda tereddüt oluştuğundan rapor bu hali ile yetersiz nitelikte olup mağdurun tüm tedavi evrakları, geçici ve kesin raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor alınması gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında kardeşi olan katılanın olaydan önce babasını dövdüğünü ve olay günü de bu nedenle tartıştıklarında kendisine hakaret etmesi nedeniyle katılanı dövdüğünü ikrar ettiği, UYAP üzerinden yapılan incelemede katılanın da babasını yaralamaktan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Sanığın kardeşi olan mağdura karşı basit yaralama eylemini silahtan sayılan zincir ile gerçekleştirdiğinin kabul edildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel cezanın, aynı olayda iki nitelikli halin TCK’nin 86/3-a ve 86/3-e maddelerinin birleşmesi nedeniyle TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 06.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.