YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9594
KARAR NO : 2020/12812
KARAR TARİHİ : 06.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basit yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) 5271 sayılı CMK’nin 196/2. maddesine göre, alt sınırı beş yıldan az olmayan cezayı gerektiren 5217 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddelerinde düzenlenen suçtan yargılanan sanığın mutlaka duruşmaya çağrılıp veya SEGBİS aracılığıyla dinlenmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde istinabe yoluyla elde edilen savunması ile yetinilip hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2) Sanık hakkında Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas – 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi hükmü gereğince ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması,
3) Sanığın yaralama eylemi neticesinde mağdurun orta (2) derece kemik kırığı oluşacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanması karşısında; aynı olayda birden fazla nitelikli halin (TCK’nin 87/3 ve 87/1-d) bir arada bulunması nedeniyle TCK’nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi ve TCK’nin 61. maddesindeki ölçütler dikkate alınarak, TCK’nin 86/1. maddesine göre temel ceza tayininde sonuca etkili şekilde alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasında, evde baldızı …, kayınvalidesi …., ve eşi ile birlikteyken müştekinin yanında iki kardeşi ile birlikte ellerinde kesici aletlerle evinin kapısına dayandıklarını, müştekinin eşine ve baldızına hakaret ettiğini, binanın kapısını zorladıklarını aşağı indiğinde kendisine saldırdıklarını, binanın kapısı kapatarak yukarı çıkıp balkondan tüfek ile ateş ettiğini beyan ettiği olayda, sanığın savunmasında sözünü ettiği kişilerin araştırılıp olayla ilgili görgüye dayalı bilgilerine başvurulmak amacıyla tanık sıfatıyla dinlenip, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29.
maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
5) Sanığın 18/11/2015 tarihli savunmasında hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması yönündeki isteminin TCK’nin 62. maddesini de kapsadığı gözetilmeden, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 06.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.