YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9662
KARAR NO : 2020/13698
KARAR TARİHİ : 15.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında katılanlara karşı “Kasten Yaralama” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık hakkında katılan …’ye karşı “Hakaret” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Oluş, iddia, dosya kapsamı ve kabule göre sanığın, katılan …’e yönelik olarak sarf ettiği “Bu sopayı senin bir yerine sokacağım” şeklindeki sözlerin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunn’nun 106/1-1. cümlesinde yer alan, bir başkasını, kendisinin veya yakınının cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek 5237 sayılı Kanun’un 125/1. maddesinde yer alan “Hakaret” suçuna ilişkin hükümlerin uygulanmasıyla sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule ve uygulamaya göre de;
b) Sanığın tekerrüre esas mahkumiyetinin bulunduğundan bahisle 5237 sayılı TCK’nin 58/3. maddesi işaret edilerek, aynı Kanun’un 125/1. maddesinde yer alan seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan “daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûmiyeti bulunan ve bu mahkûmiyeti tekerrüre esas olan sanık hakkında hakaret suçundan belirlenen netice 29 gün hapis cezasının, TCK’nın 50/2. maddesine aykırı olacak şekilde adli para cezasına çevrilmesi ve netice ceza türü adli para cezasına ilişkin olduğundan, TCK’nin 58. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanma imkanının ortadan kaldırılması,
c) 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 15/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.