Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/10233 E. 2023/581 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10233
KARAR NO : 2023/581
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2423 E., 2019/506 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunumun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.07.2018 tarihli ve 2018/50 Esas, 2018/282 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220/7 nci maddeleri yollaması ile 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.05.2019 tarihli ve 2018/2423 Esas. 2019/506 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay, olgu ve hukuki nitelendirmede bir isabetsizlik görülmemiş ancak,
Sanığın TCK’nın 314/2 nci maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilirken, hüküm fıkrasında temel cezaya atıf yapan TCK’nın 314/3 üncü maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6 ncı maddesine muhalefet edilmesi,
Silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine hükmolunan sanığın cezasının 3713 sayılı Kanunun 17 nci maddesi uyarınca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 108 inci maddesi hükümlerine göre infaz edileceği gözetilmeden, sadece örgüt mensubu suçlular hakkında uygulama imkanı bulunan TCK’nın 58/9 uncu maddesinin örgüt mensubu olmayan sanık bakımından tatbikine karar verilmesi kanuna aykırı bulunmuş ancak bu hususlar yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyip CMK’nın 280/1-a ve 303/1 inci maddelerine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan.
Hüküm fıkrasının temel cezanın belirlendiği 1. bendine “220/7” ibaresinden önce gelmek üzere “314/3 ve” ibaresinin eklenilmesi,
Hüküm fıkrasının TCK’nın 58/9 uncu maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmının bütünüyle hükümden çıkarılması suretiyle, hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.06.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafıinin temyiz istemi; sanığın Bank … hesabının maaş hesabı olduğu, talimat doğrultusunda para yatırmanın söz konusu olmadığı ve faaliyetleri hukuken sınırlandırılmamış bir banka ile çalışmasının hukuken aykırılık teşkil etmeyeceğine, uzman bilirkişi tarafından rapor düzenlenmesi gerektiği, örgütsel faaliyetlere katılmadığı, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, sanık hakkında TCK’nın 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanması ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
“FETÖ/PDY silahlı terör örgütü liderinin ve yöneticilerinin 2013 yılı Aralık ayında Bank Asyada hesap açılması ve para yatırılması yönündeki talimatı üzerine 2014 yılından itibaren sanığın Bank … nezdinde bulunan hesabında artış olduğu ve yeni hesap açtırdığı, özellikle adı geçen bankada 20.01.2014 tarihinde 70 günlük katılım hesabı açarak hesabına 8.900 TL para yatırdığı, 05.03.2014 tarihinde 31 günlük hesap açarak 2.200 TL para yatırdığının anlaşıldığı, sanığın eyleminin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluluk içermediği için örgüt üyesi olarak kabul edilmediği ancak örgütle iltisaklı kurumlarda çalışması ve otellerde konaklama kaydının bulunması, soruşturma aşamasında K.E. tarafından sohbet adı altındaki toplantılara katıldığı yönünde beyanın bulunduğu, talimat üzerine para yatırma şeklindeki eylemleri ile örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgüte yardım etme gayesi ile hareket ettiğinin anlaşıldığı ve bu haliyle sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğu ” kabul edilerek sanığın mahkumiyetine yönelik hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.05.2019 tarihli ve 2018/2423 Esas, 2019/506 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay, olgu ve hukuki nitelendirmede bir isabetsizlik görülmemiş ancak,
Sanığın TCK’nın 314/2 nci maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilirken, hüküm fıkrasında temel cezaya atıf yapan TCK’nın 314/3 üncü maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6 ncı maddesine muhalefet edilmesi,
Silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine hükmolunan sanığın cezasının 3713 sayılı Kanunun 17 nci maddesi uyarınca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 108 inci maddesi hükümlerine göre infaz edileceği gözetilmeden, sadece örgüt mensubu suçlular hakkında uygulama imkanı bulunan TCK’nın 58/9 uncu maddesinin örgüt mensubu olmayan sanık bakımından tatbikine karar verilmesi kanuna aykırı bulunmuş ancak bu hususlar yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyip CMK’nın 280/1-a ve 303/1 inci maddelerine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Hüküm fıkrasının temel cezanın belirlendiği 1. bendine “220/7” ibaresinden önce gelmek üzere “314/3 ve” ibaresinin eklenilmesi,
Hüküm fıkrasının TCK’nın 58/9 uncu maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmının bütünüyle hükümden çıkarılması suretiyle, hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafiinin temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş. hesabına örgüt liderinin talimat verdiği tarihle uyumlu olacak şekilde 20.01.2014 tarihinde 70 günlük katılım hesabı açarak hesabına 8.900 TL para yatıran, 05.03.2014 tarihinde 31 günlük hesap açarak 2.200 TL para yatıran, örgütle iltisaklı kurumlarda çalışan ve otellerde konaklama kaydının bulunan sanık hakkında, yargılama aşamasında tanık olarak dinlenen K.E. her ne kadar ifadesinde farklı beyanda bulunsa da, soruşturma aşamasında sanığın sohbet adı altındaki toplantılara katıldığı yönünde beyanda bulunduğu dikkate alındığında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin. 27.05.2019 tarihli ve 2018/2423 Esas, 2019/506 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.