Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/10318 E. 2023/582 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10318
KARAR NO : 2023/582
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1097 E. 2018/1287 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 inci maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içinde temyiz edilmekle; 260 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.03.2018 tarihli ve 2017/52 Esas, 2018/53 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 3713 Terörle Mücadele Kanun’un (3713 sayılı Kanun) 5/1, 5237 sayılı Kanun 221/4, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 221/5, 63 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 5 ay 7 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi; 13.06.2018 tarihli ve 2018/1097 Esas, 2018/1287 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 10.06.2021 tarihli; usul ve yasaya uygun olan hükmün onamasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Sanığın soruşturma şamasından itibaren etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunduğu bu nedenle etkin pişmanlık indirim oranınınm en üst sınırdan uygulanması gerektiğine, hüküm kurulurken hatalı gerekçelerle alt sınırdan uzaklaşıldığma ve bu hususta somut gerekçeler ile hüküm kurulmadığına, sanığın anılan örgütün; terör örgütü olduğununu öngörmesinin hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağına ilişkindir.
III. OLAY ve OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Makenıesinin kabulü
“Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock’u kullanması, örgütün finans kuruluşu olan Bank …da 2013 yılı başından başlayarak 17/25 Aralık sürecinden sonrasını da kapsayacak şekilde 2016 yılının sonuna kadar çalışması, örgütün düzenlediği sohbet toplantılara katılması, sanığın bu eylemlerine ilişkin ikrar mahiyetindeki beyanları göz önüne alındığında sanığın yıllara yayılacak şekilde ve örgütün gerçek yüzünün açıkça ortaya konduğu 17/25 Aralık sürecini kapsayacak şekilde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne organik bağla bağlanarak, yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik gösteren eylemleriyle örgüte olduğunun anlaşıldığı, sanığın aşamalarda pişman olduğunu bildirip, örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili ayrıntılı olarak bilgi verdiği, bu kapsamda sanığın etkin pişmanlıkta bulunurken zikrettiği isimlerin sayısı, bu kişilerin etkinliği, verdiği bilgilerin nicelik ve nitelik itibariyle çok kapsamlı olmadığı ancak belli oranda örgütün faaliyetleri ve gerçekleştirdiği eylemler hakkında etkin bilgiler mahiyetinde olduğu, sanığın ismini verdiği kişiler hakkında daha önceden soruşturma işlemine başlanılmasının tek başına etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmediği, sanığın örgüt içerisindeki konumu, örgüt içinde geçirdiği süre ve bu süreye uyumlu olacak şekilde ve sayıda kişilerin ismini verdiği, bu açıdan sanığın cezasında uygun bir indirim oranı ile etkin pişmanlık hükümlerinden uygulanması gerektiği değerlendirilmiş, temel ceza belirlenirken TCK’nın 61 inci maddesi uyarınca eylemleri dikkate alındığında, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde etkin rol alması, sanığın çeşitlilik gösteren eylemleri ve bu eylemlerine 17/25 Aralık sürecinden sonra da devam etmesi, kastının yoğunluğu ile amaç ve saiki, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmiş, etkin pişmanlık göstermiş olması nedeniyle sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun’un 221/4-2 nci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca indirim yapıldığı belirlenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahkemece suç vasfının tayin ve tespitine ilişkin, denetime imkân verir şekilde değerlendirme yapıldığı ve sanığın; ByLock programını telefonuna yüklediğine yönelik ikrarı, silahlı terör örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katılması, örgütün operasyonel eylemlerinin kamuoyunca bilinmesinden sonra da örgütsel faaliyetler içinde yer alması ve tüm dosya kapsamıyla uyumlu olarak sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin 2 nci fıkrası kapsamında kaldığının kabul edildiği anlaşılmakla, sanığın silahlı terör örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1. Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK’nın 61/1 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3/1 inci maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilmesi suretiyle TCK’nın 61/3 üncü maddesine aykırı davranılması,
2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.).5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada l/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir.
Bu açıklamalar ışığında, somut olay değerlendirildiğinde;
Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı ve delillere göre, yakalandıktan sonra soruşturma ve kovuşturma aşamalarında örgütte kaldığı süre ve konum itibarıyla, örgütün yapısı, örgütsel faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili verdikleri bilgilerin faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek. 5237 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilen cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun, makul oranda indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi,
3. Sanık hakkında etkin pişmanlık nedeniyle cezadan indirim yapılırken uygulama maddesinin “5237 sayılı TCK’nın 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi” olduğunun belirtilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6 ncı maddesine aykırı davranılması, nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafıinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.06.2018 tarihli ve 2018/1097 Esas, 2018/1287 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname ‘ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.