YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10321
KARAR NO : 2023/379
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2108 E., 2019/289 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale geldiği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize temyize hak ve yetkisinin olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2018 tarihli ve 2017/135 Esas, 2018/209 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2,3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 maddesinin dördüncü fıkrası, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesi, 58 inci maddenin dokuzuncu fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.04.2019 tarihli ve 2018/2108 Esas, 2019/289 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.06.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi, hakkındaki soruşturmayı öğrenir öğrenmez KOM Şube Müdürlüğüne giderek teslim olan, suçlamaları inkar etmeyen ve samimi cevaplar vererek etkin pişmanlıkta bulunan sanığın örgütün hiyerarşik yapılanmasına ilişkin açıklamalarda bulunduğunu, ancak etkin pişmanlık hükümleri uyarınca indirim yapılırken indirim oranının az uygulandığını, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi veya verilecek cezada üst hadden indirim yapılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma neticesinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılmıştır.
Sanığın telefonuna ByLock programının örgüt elemanlarından … tarafından örgütsel gizliliğin sağlanması, telefon dinlemelerinin önüne geçilebilmesi için yüklendiği, tespit edilen kullanıcı adı, şifresinin sanığa ait olduğu bu durumun sanık tarafından da doğrulandığı, haklarında aynı suçtan soruşturma yapılan bir çok kişi ile telefon kayıtları çerçevesinde irtibat bulunduğu, yurt dışı gezilerinde de örgüt elemanlarıyla birlikte hareket edildiği, 17/25 Aralık sonrası örgüt liderinin talimatıyla bilançosu bozulan örgütle bağlantılı …ya para yatırılmaya başlandığı, her ne kadar sanığın çok eskilerden bu yana anılan banka ile çalışıyor olsa da, talimatın akabinde 30,000 TL miktarlı hurda altın alımı gerçekleştirmek suretiyle çağrıya müspet yanıt verdiği, bu tespitler ve savunma içeriği ile sanığın örgütle organik bağ kurduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün nihai amaçlarını bildiği, örgütün fikir ve ideolojisini benimsediği, örgüte parasal kaynak sağlayan dershanelerinde görev aldığı, idarecilik yaptığı dolayısıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetleri karşısında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanığın ByLock kullandığının belirlenmesi üzerine başlatılan soruşturma sonrasında çıkarılan yakalama ve arama kararına istinaden evine gidildiği, aramada her hangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, arama işleminden 12 … sonra sanığın müdafi ile birlikte kolluk birimlerine gelerek teslim olduğu, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak için örgüt içerisindeki konumunu, örgütün faaliyetlerini, Adıyaman, Gaziantep bölgelerindeki tanıdığı örgütün üst kademesinde yer aldığını belirttiği kişileri anlattığı, emniyette adını verdiği kişilerle ilgili olarak fotoğraf teşhisinde bulunduğu, duruşma aşamasında da iki kişinin ismini vermiş olsa da yaptırılan araştırma da bu kişilerle ilgili ilgili Başsavcılıklarca örgütsel kriter olarak öngörülen hiç bir veriye rastlanmadığının bildirildiği, sanığın beyanları kapsamında örgüt elemanı olarak adı geçenlerle ilgili haklarında daha önceden soruşturma açıldığı, altısının tutuklu, birisi hakkında denetim uygulandığı, diğerlerinin de firar durumunda olduğunun anlaşıldığı, verilen bilgilerde daha önce hakkında soruşturma yapılmayan kişiye rastlanmadığının anlaşıldığı, sanığın, hakkında soruşturmaya başlanmadan önce gönüllü teslim olması söz konusu olmadığından TCK 221/4-ilk cümlesinin uygulanma şartları bulunmadığı, soruşturmaya başlandıktan ve ev araması yapılmasından 12 … sonra kolluk birimlerine müracaat ettiğinden TCK’nın 221/4-2 inci cümlesinin koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği, sanığın bu suçu nedeniyle pişman olması ve örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili de örgüt içerisindeki konum ve faaliyetlerine uygun ve uyumlu bilgi vermesinin gerektiği, bu kapsam ve bağlamda bakıldığında, sanığın, teslim olduktan sonra samimi olarak beyanda bulunarak örgüte ne şekilde katıldığı, faaliyet alanı, görevi, örgütte bulunduğu süre içerisinde örgütteki üstleri ve diğer örgüt mensupları hakkında konumuna uygun bilgi verdiği, suçun aydınlatılmasına katkıda bulunarak samimi olarak pişmanlık duyduğu kanaatine varıldığından sanık hakkında TCK’nın 221/4-2 inci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması yoluna gidilmiş, ancak duruşmada ismini verdiği kişilerle ilgili olarak soruşturmalarda örgütsel veriye rastlanamaması, isimlerini verdiklerinden tamamı hakkında soruşturma olup, bunların çoğunluğunun da firar yada tutuklu bulunduğunun anlaşılması karşısında bilgilerin soruşturmalar için sağladığı faydanın beklenen düzeyde olmaması nedeniyle TCK 221/4/2 inci cümledeki indirim oranının asgari miktarda uygulanmasının hakkaniyete uygun olacağı değerlendirilerek verilecek cezada 1/3 oranında indirim yapılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, sanık müdafinin temyizi kapsamında “sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ya da cezada üst hadden indirim yapılması” gerektiğini ileri sürülmüş ise de sanığın etkin pişmanlık kapsamında soruşturmanın başından itibaren benzerlik gösteren beyanlarında ” …, … il sorumlularının ismini verdiği, okuma salonları sorumlularının ismini verdiği, … isimli şahsın telefonuna ByLock programını kurduğunu, maaşının yüzde onunun örgüt için kesildiğini” beyan etmesi karşısında diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamıştır, ancak;
Soruşturma aşamasından itibaren etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek bu kapsamda örgütte kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve örgüt mensupları ile ilgili örgütsel konum ve faaliyetlerine uygun ifade veren ve anlatımlarda bulunan, teşhis işlemi yapan sanık hakkında, verdiği bilgiler, bilgilerin niteliği, faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama nazara alınarak TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca tayin olunan cezada, üçte birden dörtte üçe kadar indirim öngören TCK’nın 221/4-2. maddesi gereğince daha makul oranda bir indirim yapılarak ceza tayini gerekirken yazılı şekilde uygulama ile fazla cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.04.2019 tarihli ve 2018/2108 Esas, 2019/289 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.