Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/1042 E. 2021/10293 K. 02.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1042
KARAR NO : 2021/10293
KARAR TARİHİ : 02.12.2021

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nun 314/2, 62/2, 53/1,2 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi uyarınca mahkumiyetine dair karar
Temyiz Edenler : O yer Cumhuriyet savcısı, Sanık müdafii

Dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur.
Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de,
Örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, tutanaklar, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre;
Sanık …’ın, dosya içerisinde yer alan tape kayıtları ile telefonundan elde edilen konuşma içeriklerinin sanığın örgütsel faaliyetlerde bulunduğuna dair açıklık içermediği ve kolluk tarafından düzenlenen tape kaydı inceleme tutanağında da sanığın eylemlerinin bir bütün halinde örgütsel faaliyet olarak nitelendirilmediği, gizli tanık HLM71THY96HDRB’nin, sanıkla ilgili beyanlarının olayın sübutu açısından belirleyici tek delil olduğu, 5726 sayılı Tanık Koruma Kanununun 9/8. maddesine göre tanığın beyanının tek başına hükme esas teşkil edemeyeceği nazara alınarak; dosya kapsamında sanığın silahlı terör örgütü PKK’nın hiyerarşik yapısına dahil olduğunu ve silahlı terör örgütü faaliyetleri çerçevesinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren eylemlerinin bulunduğunu gösterir bir delil bulunmadığı gözetilerek, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 02.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.