Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/10529 E. 2023/525 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10529
KARAR NO : 2023/525
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I

D U R U Ş M A T A L E P Lİ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/401 – 2017/272
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkrasındaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine; 5271 sayılı Kanunu’nun 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin on birinci alt bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen cezanın süresine göre yasal şartları bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince, reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2017 tarihli ve 2017/182 Esas, 2017/275 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi ve beşinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 19.07.2017 tarihli ve 2017/401 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olmak üzere esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.06.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemleri;
Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, hakkında verilen mahkumiyet kararının bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Suç vasfı yönünden;
Sanık … hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK’nın 314/2 maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, sanığın adına kayıtlı ve kullanımında olan 0551 (…) (…) (…) numaralı GSM hattı üzerinden … imei numaralı cihazı ile 14.08.2014 tarihinden itibaren ByLock programını yükleyerek kullandığının tespit edildiği, sanığın savunmasından söz konusu hattın sanığın kullanımında olduğunun sabit olduğu, yine sanığın alınan savunmasında ByLock programını kullandığını ikrar ettiği görülmüştür. Bu itibarla dosyada bulunan ByLock tutanağı, sanık ikrarı ve dosya kapsamından; sanığın ByLock programını kullandığının sabit olduğu anlaşılmıştır.
Sanık kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek; örgüt içerisinde yer aldığını, sohbetlere katıldığını, ByLock programını kullandığını beyan ve kabulü ile birlikte sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca haberleşme amacıyla kullanıldığı bilinen ByLock isimli programı GSM hattı üzerinden kullanmak ve örgüt tarafından düzenlenen sohbet toplantılarına katılmak suretiyle örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve böylelikle üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.
2-Etkin pişmanlık yönünden;
Sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlıkta bulunarak örgütün işleyişini ve sohbete katıldığı şahısların isimlerini anlatarak hakkında soruşturma bulunmayan şahıslar hakkında da soruşturma yapılmasını sağladığı, bu kapsamda sanığın etkin pişmanlıkta bulunarak örgütün faaliyet yapısı ve örgüt üyelerine ilişkin bilgiler verdiği gözetilerek cezasında 5237 sayılı Kanunu’nun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca takdiren 1/2 oranında indirim yapılmış, netice ceza olarak sanığın 3 yıl 1 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesinin kararında, suç tarihinin sanığın yakalanmasıyla temadinin kesildiği 10.11.2016 yerine, 15.07.2016 olarak yanlış gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edildiği belirtilerek, usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2016 tarihli ve 2016/17-939, 2016/465 sayılı kararı ile Dairemizin 16.01.2018 tarihli ve 2017/3415 Esas 2018/495 sayılı kararında açıklandığı üzere;
Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılaması yapılan sanığın, yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafi bulunmadığı gibi CMK’nın 156. maddesi gereğince de re’sen bir müdafi görevlendirilmediği, sanığa isnat edilen “silahlı terör örgütü üyeliği” suçunun niteliği dikkate alındığında, CMK’nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca hakkında müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında, Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde kovuşturmada müdafi hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK’nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 19.07.2017 tarihli ve 2017/401 Esas, 2017/272 sayılı sair yönleri incelenmeyen kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.