Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/10537 E. 2023/138 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10537
KARAR NO : 2023/138
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

DURUŞMA TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/948 E., 2018/1139 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen cezanın süresine göre yasal şartları bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince, reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2018 tarihli ve 2017/347 Esas, 2018/19 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) beşinci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.06.2018 tarihli ve 2018/948 Esas, 2018/1139 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.06.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemleri; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 30 uncu maddesi kapsamında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın faaliyet izni olan bir şirketin hissesini devralmasının suç teşkil etmediğine, HTS kayıtlarının atılı suç için delil olarak değerlendirilemeyeceğine, Zaman Gazetesi’ne abone olmanın örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceğine, dijital materyallere ilişkin inceleme raporunun beklenmesi gerektiğine, Bank …’ya talimat ile para yatırmadığına, banka hesap hareketleri üzerinde eksik inceleme ile değerlendirme yapıldığına, hesap hareketlerine konu paraların sanığın ağabeyi Ali A. tarafından yatırıldığına, tanık beyanlarının duyuma dayalı, soyut ve dayanaktan yoksun olduğuna, gıyabında dinlenen tanık beyanlarına karşı beyanda bulunamamaları sebebiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, mahkemenin kanuna aykırı olarak teşekkül ettiğine, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı değerlendirme yapıldığına, İlk Derece Mahkemesinin kararının hukuki gerekçeden yoksun olduğuna, sanığın üyesi olduğu iddia edilen örgütün silahlı terör örgütü olarak kabulünün usul ve kanunlara aykırı olduğuna, savunma hakkının kısıtlandığına, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delilere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna, sanığa atfedilen eylemlerin suç teşkil etmediğine, dosyada kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık … hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK’nın 314/2 maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı Karamürsel Damla Özel Eğitim Hizmetleri ve Ticaret

Anonim Şirketinde bir dönem hissedar olup bu hissesini devrettikten sonra 2015 yılında yeniden bu şirketten hisse alarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılı Kuzeybati Temel Lisesi’nin kurucu üyesi olması ve bu şekilde faaliyette bulunması, sanık her ne kadar bu şirket ve okulun FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait olduğunu bilmediğini iddia etmiş ise de bulunduğu yerin küçük bir ilçe olması sebebiyle bu şirket ve okulun FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ait olduğunun bilinmemesinin hayatın olağan akışına göre mümkün olmadığı, iletişim tespit raporlarına göre sanığın örgütün Karamürsel ilçe yapılanmasında önemli konumda olduğu dosyalardan bilinen A. Ö., H. Y., … D. gibi şahıslarla irtibat halinde olduğu, özellikle de örgütün ilçe imamı olduğu değerlendirilen Ü. G. ile çok sayıda irtibatının bulunduğu, sanığın örgütle irtibatlı olan Zaman Gazetesi’ne aboneliği olduğu, MASAK raporundaki maddi tespitler, sanığın FETÖ/PDY terör örgütü lideri …’in 25.12.2013 tarihli çağrısından sonra terör örgütüne ait banka olan Bank … hesabını aktif bir şekilde kullandığı ve talimattan sonra katılım hesabı açtığı, Karamürsel Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1003 numaralı soruşturma dosyası kapsamında beyanlarına başvurulan tanıkların ifadeleri, sanık savunması ile birlikte tüm bu hususlar değerlendirildiğinde sanığın suçtan kurtulma maksatlı olduğu değerlendirilen inkar yönlü savunmasına itibar edilmediği, tüm dosya kapsamı da göz önüne alındığında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve sözü edilen terör örgütüne organik bağ ile bağlı olduğu anlaşılarak sanığın üzerine atılı bulunan “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediğinin sabit olduğu sonucuna varılmış, netice ceza olarak sanığın 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesinin kararında, suç tarihinin “24.07.2016” yerine “16.07.2016” olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edildiği, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının TCK’nın 53 üncü maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesinin mümkün görüldüğü belirtilerek, usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE

Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;

1-Herhangi bir örgütsel kod adı kullanmayan ve örgütsel iletişim ağına dahil olduğu saptanamayan sanık hakkında, yapılan UYAP sorgulamasına göre, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/2847 soruşturma numarası ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülmekte olan soruşturma dosyasının bulunması karşısında, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olup olmadığının tespiti amacıyla öncelikle; suç, iddianame ve yakalanma tarihleri de göz önünde bulundurularak olaylar arasında hukuki veya fiili kesinti bulunup bulunmadığının tespiti bakımından anılan soruşturma dosyanın onaylı bir suretinin iş bu dosya içerisine getirtilmesi, sanık hakkında herhangi bir ifade yahut beyan bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa onaylı örneklerinin getirilerek bu beyanlarla birlikte duruşmada CMK’nın 217 inci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunması, gerekirse de ifade yahut beyan sahiplerinin duruşmada tanık sıfatı ile dinlenmesi, dava açılması durumunda ise gerekirse her iki dosyanın birleştirilmesinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

2-Kabul ve uygulamaya göre ise;

a) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK’nın 53/1 inci maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

b)Sanık hakkında belirlenen temel cezanın, suçun niteliği gereği artırılırken artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanun’un 5/1 maddesi yerine 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi olarak gösterilmesi suretiyle CMK’nın 232/6 ıncı maddesine muhalefet edilmesi,

c)Sanığın Zaman Gazetesi aboneliğinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.06.2018 tarihli ve 2018/948 Esas, 2018/1139 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2023 tarihinde karar verildi.