YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10549
KARAR NO : 2023/528
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
DURUŞMA TALEPLİ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/534 E., 2018/576 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen cezanın süresine göre yasal şartları bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince, reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2017 tarihli ve 2017/366 Esas, 2017/320 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanunu’nun beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin duruşmalı olarak yapılan yargılama sonucunda vermiş olduğu, 21.11.2018 tarihli ve 2017/534 Esas, 2018/576 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.05.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemlerinde özetle; Sanık hakkında usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, Bank Asyada hesap açtırma ya da herhangi bir bankacılık faaliyetinde bulunmanın suç olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığına, sanığın Anayasal haklarını kullanmasının suç sayılamayacağına, sendika üyeliğinin delil olarak değerlendirilemeyeceğine, etkin pişmanlıktan yararlanan tanıkların ifadelerine itibar edilmemesi gerektiğine, mahkemenin kanuna aykırı olarak teşekkül ettiğine, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı değerlendirme yapıldığına, sanığa atfedilen eylemlerin suç teşkil etmediğine, dosyada kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık … hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla 5237 sayılı Kanunu’nun 314/2 nci maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; sanığın, adına kayıtlı ve aşamalarda kullanımında olduğunu beyan ettiği “…@ttnet” ADSL aboneliği üzerinden bylock kullandığının, Kayseri KOM Şube Müdürlüğünün 07.04.2017 tarihli ByLock sorgu raporu ile tespit edildiği, tanık E.A.’nın aşama beyanlarından, sanığın örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katıldığının ve himmet verdiğinin anlaşıldığı, yine sanığın 667 sayılı KHK ile FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olması nedeniyle kapatılan … Eğitim Sen isimli Sendikaya üye olduğu, ayrıca FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olan Bank … isimli bankada hesabı bulunan sanığın Ekim 2014 tarihinde 101.235-TL para
yatırmak suretiyle bankaya destekte bulunduğu, diğer aylar cüzzi miktarlarda para hareketi olmasına rağmen 17-25 Aralık sürecinden sonra ekonomik sıkıntıya giren bankanın kurtarılması yönündeki terör örgütünün telkinleri doğrultusunda gelirinin çok üzerinde bir miktarda para yatırmak suretiyle söz konusu bankayı desteklediği anlaşılmakla; örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve böylelikle üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu kanaatine varılmış, netice ceza olarak 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından “sanığın kriptolu ByLock haberleşme ağına dahil olup olmadığının teknik verilerle tespitinin sağlanması, İlk Derece Mahkemesinin kararından sonra istinaf kanun yolu aşamasında elde edilen deliller ile dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin birlikte tartışılması ve istinaf aşamasında dosyaya giren deliller nedeniyle savunma yapılmasına olanak sağlanması” amacıyla 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilerek, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; “İlk Derece Mahkemesi hükmünün gerekçe kısmında, sanığın …@ttnet ADSL aboneliği üzerinden ByLock sistemini kullandığı kabul edilmişse de, aldırılan bilirkişi raporları ve araştırma tutanakları ile …@ttnet ADSL aboneliği üzerinden ByLock sistemine dahil olan ve kullananların sanık olmadığı ve … ve … USER ID nolu ByLock kullanıcıları haklarında Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yürütüldüğü ve şüphelilerini firari olduğu” tespit edilerek, dosya içerisinde bulunan diğer delillerle birlikte sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu sonucuna ulaşan İlk Derece Mahkemesi kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
2. BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; Bank … nezdindeki hesap hareketlerinin incelenmesi neticesi hazırlanan bilirkişi raporuna göre, sanığın yaptığı işlemlerin örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eder nitelikte olduğu,
3. Dosya kapsamına göre etkin pişmanlık hükümleri kapsamında sanık hakkında beyanda bulunan tanıkların sanık ile aralarında husumet iddiasının bulunmaması, sanık ve müdafinin de hazır bulunduğu celseler de; tanık E. A.’nın kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında “sanığın örgütün sohbet adı altındaki toplantılarına katılıp, himmet verdiği”, diğer tanık F. S.’nin ise istinaf aşamasında alınan beyanlarında “örgütün görünen yüzü ortaya çıktıktan sonra örgüt adına himmet toplayan kişilerin paraların tahsili konusunda yaşadıkları sıkıntı nedeniyle, sahibi olduğu şirkette toplantılar yaptıkları, sanığında toplantıya katılanlar arasında olduğu” yönünde anlatımlarda bulundukları, örgüte müzahir olması nedeniyle KHK ile kapatılan … Eğitim Sendikasına üye olduğu, sanıktan ele geçen dijitallerin incelenmesi neticesinde düzenlenen raporda; cep telefonunda “Eagle” uygulaması ve örgütsel doküman tespit edildiği anlaşıldığından, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 21.11.2018 tarihli ve 2017/534 Esas, 2018/576 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.