YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10806
KARAR NO : 2023/2172
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin sanık … yönünden duruşmalı inceleme talebinin, ceza miktarı itibariyle yasal şartları taşımadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.04.2018 tarihli ve 2017/157 Esas, 2018/116 sayılı Kararı ile sanık … hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 314/3 üncü ve 220/7 nci maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 220/7, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1, 5237 sayılı Kanunun 62, 53/1-2-3, 63 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5/1, 5237 sayılı Kanunun 62, 53/1-2-3, 58/9, 63 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.06.2018 tarihli ve 2018/980 Esas, 2018/921 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının sanık … aleyhine istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yapılan arama sonucu sanıklardan elde edilen ve emanete alınan bir kısım eşyaların delil olarak dosya içerisinde saklanmasına karar verilmesi gerekirken müsaderesine karar verilmesinin usule aykırı olduğundan bahisle belirtilen hukuka aykırılığın düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.05.2021 tarihli ve onama ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin sanık … bakımından temyiz istemi özetle;
1.Mahkumiyet hükmünün 230 uncu maddeye uygun gerekçeyi içermediğine,
2.Savunma hakkının sınırlandırılmış olduğuna,
3.Anayasa ile güvence altına alınmış hakların kullanılmasından ibaret olması nedeniyle delil değeri bulunmayan hususların hükme esas alındığına,
4.Herhangi bir suç unsuru taşımadığı açık olan … katılım bankası nezdinde hesabının bulunması ve bu hesaba para yatırması nedeniyle sanığa yöneltilen suçlamaların hukuki dayanağı ve isnad edilen suça delil olma vasfı ve mahiyeti bulunmadığına,
5.Mahkemenin kabulünün eksik ve yetersiz gerekçeye dayanandığına,
6.Suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı ve dosyadaki delillere de itibar edilmemesi gerektiğine,
7.Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Ceza Muhakemesi Kanunu kurallarını ihhal edildiğine ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık müdafiinin sanık … bakımından temyiz istemi özetle;
1.Mahkumiyet hükmünün 230. maddeye uygun gerekçeyi içermediğine,
2.Savunma hakkının kısıtlandığına,
3.Suçun unsurlarının bulunmadığına ve suçun oluşmadığına,
4.Kararın içerik olarak da doğru olmayıp beraat kararı verilmesi gerektiğine,
5.ByLock’un delil olarak kabul edilemeceğine ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık … bakımından;
Sanığın öğretmen olarak görev yaptığı, eşi ve kendisine ait örgütsel kitapları bulunduğu, Aktif Sen sendikasına üye olduğu, ByLock iletişim sistemini kullanmadığı ancak 15.09.2014 tarihinde örgüt liderinin talimatı doğrultusunda başka bankadan kredi çekip Bank Asyaya 29.640 TL para yatırdığı anlaşılan sanığın eyleminin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı, konusu suç oluşturmayan ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda amaca hizmet eden faaliyetinin yardım suçunu oluşturduğu kanatine varılmıştır.
2.Sanık … bakımından;
Sanık hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2017 tarih ve 2017/7053 Esas sayılı iddianamesi ile FETÖ terör örgütü üyeliği suçundan kamu davası açılmıştır. Sanık Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini beyan ederek örgütün özel ve gizli haberleşme uygulaması olup örgüt aidiyeti için yeterli kabul edilen ByLock programını kullandığı, örgütün sohbet toplantılarına katıldığını kabul ettiği, örgüt liderinin ve örgütün propagandasını yapan çok sayıda kitabı ve CD’yi kendisinin attığını kabul ettiği fakat mahkememizde alınan savunmalarında ise önceki ifadeledini red ederek suçlamayı kabul etmediği, sanık suçlamayı kabul etmemiş ise de Cumhuriyet Savcılığında ve müdafii huzurunda alınan ifadelerindeki ikrar içeren savunmaları, örgüte ait birçok kitap ve CD’nin ele geçirilmesi, örgütün sohbetlerine katılması, ByLock kullandığına ilişkin tespit olmasa da cep telefonunda ByLock programına ilişkin kalıntıların bulunması ve sanığın da hazırlık aşamasında bu programı kullandığına beyan etmesi de dikkate alındığında sanığın Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 19.07.2017 tarih, 2017/1800 Esas, 2017/4837 sayılı Kararında belirtildiği üzere “ByLock iletişim sistemi, yukarıda açıklanan somut delillerle kanıtlandığı üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacaktır…” kararına göre oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock’u kullandığında yönelik ikrarı içeren beyanları da dikkate alındığında sanığın hiyerarşik yapıya dahil olup, sanığın FETÖ/PDY isimli silahlı terör örgütü ili organik bağının bulunduğu ve süreklilik gösteren eylemlerle kendisine verilen görevleri yerine getirdiği, bu suretle atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu değerlendirilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanık … hakkındaki temyiz isteminin incelenmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçuna ilişkin kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5 inci maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz edilmekle;
Ayrıntıları (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 14.11.2017 tarih ve 2017/1824 Esas 2017/5384 sayılı Kararında açıklandığı üzere; silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan sanığın, yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun’un 156 ncı maddesi gereğince re’sen de müdafii görevlendirilmeyerek savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesinin ve Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılama hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde, adaletin selameti açısından gerekli olan müdafiinin hukuki yardımından yararlandırılmadan ilk derece mahkemesinde yargılama yapılıp sorgusu tespit edilmek ve hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 150/3, 188/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,
Nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Sanık … hakkındaki temyiz isteminin incelenmesinde;
1-Ayrıntıları (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 14.11.2017 tarih ve 2017/1824 Esas 2017/5384 sayılı Kararında açıklandığı üzere; silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan sanığın, yargılama aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun’un 156 ncı maddesi gereğince re’sen de müdafi görevlendirilmeyerek savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesinin ve Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılama hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde, adaletin selameti açısından gerekli olan müdafiinin hukuki yardımından yararlandırılmadan İlk Derece Mahkemesinde yargılama yapılıp sorgusu tespit edilmek ve hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 150/3, 188/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,
2-Yapılan Uyap kontrolünde hükümden sonra dosyaya geldiği anlaşılan M.Ö. ve E.Y.’ye ait ifade ve teşhis tutanaklarının onaylı örneklerinin getirilerek duruşmada CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunması, gerekirse de ifade yahut beyan sahiplerinin duruşmada tanık sıfatı ile dinlenerek karar verilmesi lüzumu,
3-Kabul ve uygulamaya göre de;
Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın ifazından sonra denetimlik serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 uncu maddesinin gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 04.06.2018 tarihli ve 2018/980 Esas, 2018/921 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.
… … … … …