YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10920
KARAR NO : 2023/404
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1663 E., 2018/2381 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2018 tarihli ve 2017/210 Esas, 2018/92 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 3 ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.11.2018 tarihli ve 2018/1663 Esas ve 2018/2381 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.05.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; YÖK tarafından hazırlanmış 01.09.2016 tarihli raporun Gediz Üniversitesi’ne öğretim elemanı alımındaki usulsüzlükler olduğu, ancak raporun hiç bir yerinde sanığın adının geçmediğine, söz konusu eğitim kurumunun terör örgütüne ait olduğunu devlet kurumları dahi tespit edememişken sanığın bunu bilmesinin mümkün olmadığına, dijital materyallere ilişkin siber raporun tüm içeriği yansıtmadığından haksız bir sonuç yarattığına, sanığın çalıştığı yerlerdeki maaşının Bank …’ya yatırılmasından dolayı bu banka ile çalışmaya devam ettiğine, talimat ile para yatırmadığına, söz konusu bankanın bir çok resmi kurumla iş yaptığına, gizli tanık beyanının çelişkilerle dolu olduğuna, sanığın ABD’de yüksek lisans yapmasının mahkumiyet gerekçesi yapıldığına, şayet örgüt üyesi ise sanığın örgüt içerisindeki konumunun ve eylemlerinin belirlenmesi gerektiğine, devletin bile silahlı terör örgütü olduğunu 15 Temmuz 2016’da öğrendiğine, mahkemenin ceza tayin ederken alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak sanığı öğretim görevlisi olmasını gösterdiğine, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin uygulanmamasının haksız ve hukuka aykırı olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
“Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri …’in çağrısından sonra Bank …’ya para yatırarak terör örgütüne finansal destek sağlamaya çalışması, sanığın doktora yapmak için gittiği ABD ülkesinden Türkiye’ye geldikten hemen sonra FETÖ/PDY bağlantısı nedeniyle KHK ile kapatılan Fatih Üniversitesi’nde çalışmaya başlaması, 9 yıl çalıştıktan sonra bu üniversitedeki görevinden ayrılıp bu kez yine FETÖ/PDY bağlantısı nedeniyle KHK ile kapatılan Gediz Üniversitesi’nde Doçent olarak çalışmaya başlaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY içerisinde “tayine tabi personel” olarak nitelendirilen kişilerden olması, gizli tanığın FETÖ/PDY bağlantısı nedeniyle KHK ile kapatılan Gediz Üniversitesi’nde sohbet toplantılarının düzenlendiği ve sadece kartla girilebilen E Blok 3. Kata sanığın da katılmak amacıyla girip çıktığını beyan etmesi, sanıktan elkonulan dijital materyallerde FETÖ/PDY bağlantısını ortaya koyan toplam 101 adet örgütsel dökümanın tespit edilmiş olması, sanığın KHK ile kapatılan Yamanlar Lisesi mezunu olması, FETÖ/PDY mensuplarında yaygın bir şekilde görüldüğü üzere A.B.D’de doktora yapıp 6 yıl orada kalmış olması hususları dikkate alındığında üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olduğu mahkememizce kabul edilmiş, sanığın tamamen inkara yönelik olan savunmasına yukarıda açıklandığı üzere delillerin mahiyeti ve ispat gücü anlamında mahkememizde bir tereddüt yaşanmadığından itibar edilmemiştir.
Sanığın FETÖ/PDY içerisinde tayine tabi olarak nitelendirilen örgüt üyelerinden olması, Doçent unvanına sahip bir akademisyen olması sebebiyle meydana getirebileceği olası tehlikenin ve zararın ağırlığı, uzun süredir örgüt içinde yer alıyor olması ve kastın yoğunluğu nazara alındığında başkaca örgüt üyesiyle aynı seviye ve şartlarda değerlendirilmesinin adalete ve hakkaniyete aykırı olacağı kanaatine varılarak sanık hakkında ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Sanığın duruşmalarda pişmanlığının gözlemlenmemesi, işlediği suç nedeniyle pişman olduğuna dair mahkememizde kanaat oluşmaması nazara alınarak şartları oluşmadığı anlaşıldığından TCK’nın 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirimin sanık hakkında uygulanmaması gerektiği vicdani kanaatine varılmış” şeklinde hüküm tesis edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriklerine göre yapılan incelemede;
1-)Gizli Tanık beyanlarının doğruluğunun tespiti bakımından, gizli tanığın soruşturma ve kovuşturma beyanlarında geçen isimlerin tespit olunarak, söz konusu isimlerin beyanlarının getirtilmesi, mümkünse tanık olarak dinlenilmeleri, ayrıca UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak, sanık hakkında herhangi bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya içerisine alınması, gerekirse bu kişilerin de tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması ile tüm beyan ve belgelerin CMK’nın 217 inci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-)Örgüte müzahir okulda eğitim görmenin müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.11.2018 tarihli ve 2018/1663 Esas ve 2018/2381 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.