Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/10952 E. 2023/657 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10952
KARAR NO : 2023/657
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

DURUŞMA TALEPLİ

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1325 E., 2018/2475 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2018 tarihli ve 2017/269 Esas, 2018/37 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 3 ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.11.2018 tarihli ve 2018/1325 Esas, 2018/2475 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.06.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; dosyada sanığın FETÖ yapılanmasında yer aldığına dair somut bir delil olmadığına, sanığın ByLock kullanmadığına, kurumlardan gelen CGNAT, HTS ve Log kayıtlarının birbirleriyle çeliştiğine, mahkemece ByLock konusunda uzman raporu aldırılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağındaki bilgilerin birbirleriyle uyumlu olmadığına, Bank Asyadaki hesabının kredi kartı ve 450 TL limitli bir hesap olduğuna, talimat sonrası açılmış bir hesap olmadığına, sanığın Kakao programını kardeşi ile görüşmek için kullandığını beyan ettiğine, sanığın atılı suçu işlediği yönünde her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeter derecede inandırıcı delil ve emare bulunmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Somut olayda; yukarıda açık kimlik ve adres bilgileri yazılı sanığın Kaş Adliyesinde zabıt katibi olarak görev yaptığı, 06.01.2017 tarihinde 679 sayılı KHK ile görevinden ihraç edildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyelerinin kendi aralarında haberleşmek amacı ile kullandıkları internet üzerinden kapalı devre sistemi ile çalışan ByLock isimli programı adına kayıtlı ve kendi kullanımındaki 0554 (…) (..) (..) nolu GSM hattı üzerinden kullandığı, dosya içerisinde bulunan sanığa ait 0554 (…) (..) (..) nolu hat üzerinden kullanılan ByLock programının tespit ve değerlendirme tutanağına göre; İD numarasının 166272 kullanıcı adının “seyyid” olduğunun anlaşıldığı, yine bu tespit tutanağına göre; bu program üzerinden kendisini ekleyenlerin kendisine verdikleri isimlere ve kendisi tarafından eklediği kullanıcılara kendisi tarafından verilen isimlere yer verildiği, yine söz konusu tespit ve değerlendirme tutanağında, sanığın kullanımına ait IP Log

tablosu ile birlikte kullanımına bağlı istatistik verilerin açıklandığı, yine dosya içerisinde bulunan internet bağlantı iletişim sorgu sonuçları raporundan da (karşı IP bilgileri) anlaşılacağı üzere; FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca münhasıran kullanılan ve internet üzerinden kapalı devre sistemi ile çalışan kriptografik haberleşme programı olan ByLock isimli programı kendi kullanımında olan yukarıda yazan GSM hattı üzerinden ikametgah ve çalışma adresi olan Kaş ilçesinde ve memleketi olan Senirkent ilçesinde bulunan baz istasyonlarından sinyal almak suretiyle kullandığı, söz konusu tespit tutanağı ve karşı IP bilgilerinden de anlaşılacağı üzere sanığın ByLock programını aktif olarak kullandığının sabit olduğu, dosya içerisinde bulunan HTS analiz raporundan da anlaşılacağı üzere, sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilgili haklarında soruşturma yapılan kişilerle görüşmelerinin olduğu, KPSS hazırlık döneminde örgüte müzahir Körfez Dershanesi gittiği, örgüte müzahir Bank Asyada aktif hesabının ve bu bankaya ait aktif kullanımda olan kredi kartının bulunduğu, sanığın bu suretle üzerine atılı suçu işlediği sabit olmakla inkara yönelik savunmasına itibar edilmeyerek, Fetullahcı Terör Örgütü Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ /PDY) silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına örgüt üyesi olarak dahil olduğu anlaşıldığından, eylemine uyan TCK’nın 314/2, 62 3713 sayılı Terörlü Mücadele Kanunu’nun 5/1 inci maddeleri gereğince TCK’nın 61 inci maddesi de dikkate alınarak, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurularak aynı yasal gerekçelerle takdiren alt sınırdan olmak üzere cezalandırılmasına, TCK’nın 53/1 inci maddesindeki hak yoksunluklarına hükmolunmasına, hükmün kesinleşmesinden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilen sürelerin TCK’nın 63 üncü maddesi gereğince cezasından mahsubuna, verilen cezanın TCK’nın 58/9 uncu maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 07.11.2016 olarak yazılması gerekirken 2016 şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir bir hata olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanık hakkında yapılan yargılama sonunda; eyleminin oluşa, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde belirlenip suç niteliğinin tayin edildiği, sanığın savunmalarının yeterli yasal gerekçe gösterilerek reddedildiği, verilen hükmün eleştiri dışında usul ve kanuna uygun olduğu, cezanın kanuni sınırlar içinde uygulandığı anlaşılmakla;

Sanık müdafiinin ileri sürdüğü istinaf istemi yerinde görülmediğinden, CMK’nın 280/1-a. maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre; örgüte müzahir dershaneye gitmenin ve Bank … nezdindeki rutin bankacılık faaliyetlerinin müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;

Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup sanığın yakalanması ile temadi kesileceğinden, suç tarihinin “05.08.2016” yerine Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında “07.11.2016” ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında “2016” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı iptal kararının TCK’nın 53 üncü maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

1-) Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı”nın kabul edildiği gözetildiğinde; sanık adına kayıtlı bulunan 0554 (…) (..) (..) numaralı hat üzerinden 166272 User ID numarası ile ByLock kullandığının tespit edildiği, sanığın bu programı örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı anlaşılmıştır.

2-) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.11.2018 tarihli ve 2018/1325 Esas, 2018/2475 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.