Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/10968 E. 2023/52 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10968
KARAR NO : 2023/52
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1029 E., 2018/1269 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2018 tarihli ve 2017/94 Esas, 2018/33 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.07.2018 tarihli ve 2018/1029 Esas 2018/1269 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii temyiz dilekçesinde;
“Müvekkilinin örgütle iltisaklı kuruluşlarda çalıştığı dönemlerde bu kuruluşların yasal kuruluşlar olduğunu, ByLock programına ilişkin verilerin MİT tarafından temin edildiğini, MİT görevlilerinin adli kolluk kapsamında olmadığını, bu nedenle ByLock verilerinin hükme esas alınabilecek delil vasfında olmadığını, müvekkilinin Bank Asyada hesabının bulunmasının aleyhine delil olamayacağını çünkü başka bankalarla da çalıştığını, bu bankayı kullanmasının nedeninin transfer ücreti alınmaması masraf kesintilerinin yapılmaması olduğunu” ifade etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesi
ByLock kullanıcısı olduğunun tespiti üzerine hakkında soruşturma başlatılan sanığın savunması, ByLock CGNAT kayıtları, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları, Bank … hesap hareketleri ve tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde;
Sanık tarafından kullanılan 0505 (…) (..) (..) numaralı GSM hattına ilişkin … imei numaralı telefon ile ByLock programını kullandığı, Bank …’da hesabının bulunduğu, bankaya el konulmasını engellemek amacıyla 25.12.2013 tarihinden sonra para yatırdığı ve bu parayı hesapta tuttuğu, ayrıca katılım hesapları açtığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakı nedeniyle KHK ile kapatılan … Eğitim Hizmetleri A.Ş, … Eğitim Hizmetleri A.Ş isimli şirket ile … Dersanesi ve … Kolejinde çalışma kayıtlarının bulunduğu anlaşılmakla tüm bu delillerin terör örgütü üyeliği için yeterli delil teşkil ettiği gerekçesi ile sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine yapmış olduğu incelemede İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık hakkındaki tespitlerinde bir isabetsizlik bulunmadığına kanaat getirerek istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilmekle;
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, Bylock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin sanığın bankasya hesap hareketlerinin talimat tarihleri ile uyumlu olduğu da nazara alındığında; atılı suçun vasfı açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı getirtilmesi, tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilememesi halinde, operatör kayıtları ile eşleştirmesi yapılmak üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilen CGNAT kayıtları ve dosya içerisindeki HTS sonuçları karşılaştırılıp belirtilen hat üzerinden ByLock kullanan kişinin sanık olup olmadığı doğrultusunda bilirkişiden teknik rapor alınması, UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak, sanık hakkında herhangi bir tanık veya itirafçı beyanı olup olmadığının saptanması, bulunması halinde ifadelerinin onaylı örneklerinin dosya içerisine alınması, gerekirse bu kişilerin dinlenilmelerinin sağlanması ile tüm beyan ve belgelerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 03.07.2018 tarihli ve 2018/1029 Esas 2018/1269 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2023 tarihinde karar verildi.