YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10971
KARAR NO : 2023/367
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/223 – 2018/220
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.04.2018 tarihli ve 2018/105 Esas, 2018/224 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi ile 5 inci maddesinin birinci
fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, ve 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları ile 58 inci maddesinin altıncı ve dokuzuncu fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 16.10.2018 tarihli ve 2018/223 Esas, 2018/220 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri, müvekkilinin üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, devletin izni ile açılmış bir bankaya para yatırmanın suç sayılamayacağına, ByLock programının Google Play Store ve Apple Store gibi marketlerden indirilebilen bir program olduğuna, trafik verilerinin 1 yıl aştıktan sonra istendiğine, ayrıca ByLock verilerinin MİT görevlileri tarafından tespit edildiğini bu sebeple ByLock’un delil olarak kullanılamayacağına ve sair sebeplere ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Manisa bayan yapılanmasına yönelik yapılan araştırmalarda hakkında verilen beyanlara göre büyük bölgeci ve sohbet hocası olduğunun tespiti üzerine hakkında soruşturma başlatılan sanığın savunması, adli sicil ve nüfus kayıt örnekleri, Manisa KOM Şube Müdürlüğünün araştırma ve tespit tutanağı, kolluğun üst arama tutanağı, protesto tespit tutanağı, ByLock tespit tutanağı, ByLock içerikleri, fotoğraf teşhis tutanakları, CGNAT kayıtları, tanıkların beyanları, sağlık belgeri ve tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde;
Sanığın adına kayıtlı olan 0537 (…) (..) (..) GSM hattı üzerinden ByLock programının kullanıldığının, dosyaya gönderilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre ID’nin 180200, kullanıcı adının …, şifrenin …!@ olarak belirlendiğinin, ByLock yazışma içeriklerinde ise sanığın ismiyle hitap edildiğinin, sanığın 31.12.2013 tarihinde Bank … isimli örgüt finans kuruluşunda hesabı bulunmazken 24.12.2014 tarihinde 8281,82 TL para yatırıldığının, … Eğitim İş Sendikasına üye olduğunun, örgütle iltisaklı … Özel Eğitim Yay. A.Ş.’de 2013-2014-2015 yıllarında çalıştığına ilişkin SGK kaydı bulunduğunun, sanığın örgüt içinde mütevelli grubunda bulunduğuna, mütevelli hocalığı yaptığına ve büyük bölgeci olduğuna ilişkin H. K., A. E. ve E.U. isimli tanık beyanlarının bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmakla atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine yapmış olduğu incelemede Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık hakkındaki tespitlerinde bir isabetsizlik bulunmadığına kanaat getirerek İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında belirtilen suç tarihi eleştirilerek istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında da belirtildiği üzere ByLock programının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı nazara alındığında, sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilmesi, tanık olarak dinlenen kişilerin beyanlarına göre sanığın mütevelli grubunda sohbet hocalığı yapması, örgütteki konumunun büyük bölge sorumlusu olması ve ayrıca sanığın örgütle iltisaklı kişilerin gözaltına alınmasının protesto edilmesi ile ilgili organizasyona katılım için çağrıda bulunması karşısında sanığın örgüt üyesi olmadığına ilişkin savunmalarına itibar edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz itirazları reddedilmiş ancak;
Terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında TCK’nın 58/9 uncu maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi’nin, 16.10.2018 tarihli ve 2018/223 Esas, 2018/220 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hükmün ilgili bendindeki “maddesi delaletiyle TCK’nin 58/6.” ibaresinin çıkarılmak suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.