YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10976
KARAR NO : 2023/54
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
İNCELENEN KARARIN:
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2018 tarihli ve 2018/228 Esas, 2018/332 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, ve 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları ile 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.10.2018 tarihli ve 2018/1417 Esas, 2018/1737 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafi temyiz dilekçesinde;
ByLock verilerinin MİT görevlileri tarafından elde edildiğini, CMK’nın 134 üncü maddesi uyarınca usulüne uygun karar alınmadan bu verilerin elde edilemeyeceğini, ayrıca MİT görevlilerinin adli kolluk olmadığından elde ettikleri verilerin de delil vasfında olamayacağını, müvekkilinin örgütsel bir yazışmasına da rastlanılmadığını, cihazlarda ByLock kalıntılarına rastlanılmasının bir virüs neticesinde de tespit edilebileceğini, müvekkilinin Bank …’da herhangi bir hesabının bulunmadığını ifade etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
ByLock kullanıcısı olduğunun tespiti üzerine hakkında soruşturma başlatılan sanığın savunması, mütalaa, ByLock programına ilişkin raporlar, FETÖ/PDY terör örgütü ile ilgili bilgi notu ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürosu’nun 15.12.2016 tarih ve 2016/42971 sayılı ByLock uygulaması teknik raporu, Adli sicil kaydı, Nüfus kaydı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu kayıtları, bank … kayıtları, masak raporu ,dosya içerisinde mevcut tüm bilgi, belge ve tutanaklar ile tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde;
Sanığın adına kayıtlı olan 0505 (…) (…) (…) gsm hattı üzerinden … IMEI numaralı cep telefonunda ByLock programının kullanıldığı, … İl Emniyet Müdürlüğü tarafından 29.09.2017 tarihinde dosyasına gönderilen ilgili hatta dair tespit ve değerlendirme tutanağına göre “…” kullanıcı adı ve “…” şifresinin belirlendiği, Bank … kayıtlarına göre, herhangi bir şüpheli işleme rastlanılmadığı ve katılım hesaplarının 2008 ve 2009 yıllarına ait olduğu tespit edilmiştir.
Sanığın inkara yönelik savunmalarının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilerek itibar edilmemiş ve sanığın eylemlerinin örgütsel hiyerarşik bağ kurulmasına elverişli, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarını da sağladığı kabul edilerek, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine yapmış olduğu incelemede Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık hakkındaki tespitlerinde bir isabetsizlik bulunmadığına kanaat getirerek istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında da belirtildiği üzere ByLock programının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı nazara alındığında, sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilmesi karşısında sanığın ByLock programını kullandığına ilişkin savunmalarına itibar edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sanık hakkında atılı suçtan verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.10.2018 tarihli ve 2018/1417 Esas, 2018/1737 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.