YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10983
KARAR NO : 2023/199
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2018 tarihli ve 2017/535 Esas, 2018/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanunun 3’üncü maddesi ve 5’inci maddesinin birinci fıkrası Türk Ceza Kanunu’nun 62’nci maddesinin birinci fıkrası, ve 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları ile 58’inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.10.2018 tarihli ve 2018/1250 Esas, 2018/2171 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafi temyiz dilekçesinde özetle;
Müvekkili hakkında karar verilirken gözaltına alınma tarihinin suç tarihi olarak kabul edildiğini, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi suç tarihi olarak baz alınacak ise bu tarihten önceki eylemlerin suç olarak değerlendirilemeyeceğini, müvekkilinin ByLock kullanıcısı olduğu hususunun materyaller üzerinde inceleme yapıldıktan sonra diğer tespitlerle karşılaştırılarak tespit edilmesi gerektiğini, ByLock programının Google Play Store ve Apple Store üzerinden herkesin kullanımına açıldığı nazara alındığında ByLock verilerinin hukuki bir delil olmadığını, gerekçeli kararda müvekilinin ne şekilde örgüt üyesi olduğunun açıklanmadığını, bu itibarla örgütün belirlediği siyasal ideolojiyi benimsemiş olmanın, sempati duymanın örgüt üyeliğine delalet etmeyeceğini, tanık olarak beyanı alınan kişilerin etkin pişmanlıktan yararlandığı gözetildiğinde kesin bir şekilde doğruyu söyleyeceklerinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin beyanlarına neden itibar edilmediğinin açıkça belirtilmediğini ifade etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
ByLock kullanıcısı olduğunun tespiti üzerine hakkında soruşturma başlatılan sanığın, savunması, tanık beyanı, sanığın ByLock kullandığına dair emniyetin cevabi yazıları ve BTK kayıtları, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı, Bank … cevabi yazısı, kolluk fezlekesi, olaya ilişkin kolluk tutanakları ve dosyadaki diğer deliller ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde;
Sanığın kullanımında olan 05.. … … 49 nolu GSM hattı ile ByLock kullandığı, temin edilen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ID’nin …, kullanıcı adının …, şifrenin … olarak belirlendiği, tanık olarak beyanları alınan H. S.’nin “sanığın kendisi tarafından düzenlenmekte olan sohbet adı altındaki örgüt toplantılarına geldiğini, himmet adı altında bağışta bulunduğunu, bylock programını kullandığını”, E. T. isimli kişinin “sanığın çalışmakta olduğu işyerine gelerek eşinin katılmakta olduğu, bayanlara yönelik olan sohbet adı altındaki toplantılara çağırdığını” beyan etmeleri karşısında, sanığın eylemlerinin sanığın örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer alıp emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği ve böylelikle üzerine atılı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği yönünde kanaat oluşturduğu anlaşılmakla hakkında atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine yapmış olduğu incelemede … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık hakkındaki tespitlerinde bir isabetsizlik bulunmadığına kanaat getirerek istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında da belirtildiği üzere ByLock programının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı nazara alındığında, sanığın bylock kullanıcısı olduğuna ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilmesi ayrıca bu tespitin tanık beyanı ile de desteklenmesi, ayrıca tanık beyanlarına göre sanığın örgütün görünen yüzünün ortaya çıkmasından sonra da örgütle olan bağını devam ettirdiğinin anlaşılması karşısında sanığın inkara yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sanık hakkında atılı suçtan verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.10.2018 tarihli ve 2018/1250 Esas, 2018/2171 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.