Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/10996 E. 2023/369 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10996
KARAR NO : 2023/369
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 31.01.2019 tarihli ve 2018/410 Esas, 2019/55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanunun 3 ve 5/1. maddeleri, Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları, 62’inci maddesi, 58’inci maddesinin altıncı, yedinci ve dokuzuncu fıkraları ile 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 8 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2019/370 Esas, 2019/429 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri, örgüte dini saiklerle dahil olduğuna, o dönemlerde bu yapının örgüt olarak kabul edilmediğine, soruşturma ve kovuşturma aşamasında bildiklerini ayrıntılı şekilde anlattığına, örgüt üyeliği suçunun kişinin örgütün amaçlarını bilerek faaliyetlerine katılması ile işlenebileceğine, kendisinin suç işlemek gibi bir kastının bulunmadığına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Örgütün Konya il yapılanmasına ilişkin yapılan çalışmalar neticesinde küçük bölge imamlığı, grup ders hocalığı, büyük bölge imamlığı, örgüt muhasebeciliği yaptığının tespiti üzerine hakkında soruşturma başlatılan sanığın savunması, arama ve el koyma tutanakları, bylock tespit ve değerlendirme tutanağı, bilirkişi raporu ve sanığa ait adli sicil ve nüfus kayıtları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde;
Sanığın kullanımında olan 0531 (…) (…) (…) nolu gsma hattı üzerinden ByLock programını kullandığının tespit edildiği, ID’nin …, kullanıcı adının …, şifrenin … olarak belirlendiği, tanıklar E.V., A.K., Y.U. ve A.D.’nin sanığın değişik zamanlarda örgüt yapılanmasında Meram eyaletinde ve Karatay eyaletinde büyük bölge imamı olarak görev yaptığını söyledikleri, tanık A.Y.’nin sanığın evlere geldiğini, burada sohbetler yaptığını söylediği, tanıklar M.H., M.G. ve A.T.’nin sanığın sohbet hocası olduğunu, kurban ve benzeri adlarla kendilerinden yardım talebinde bulunduğu, kendilerinin de verdiğini söyledikleri anlaşılmakla sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’nin sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine yapmış olduğu incelemede Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin sanık hakkındaki tespitlerinde bir isabetsizlik bulunmadığına kanaat getirerek istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ve dairemizin müstakar kararlarında İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında da belirtildiği üzere ByLock programının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı nazara alındığında, sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağının temin edildiği, bununla beraber aşamalarda dinlenen tanıkların sanığın örgüt içerisinde aktif olarak çeşitli konumlarda faaliyetlerini yürüttüğünü belirttikleri, sanığın örgütün finans kaynağı olan Bank …’da hesabının bulunduğu ve örgüt elebaşının talimatları ile uyumlu tarihlerde katılım hesapları açtırdığı, aşamalarda etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini söyleyerek vermiş olduğu beyanlarda sanığın da bu hususları doğruladığı da anlaşılmakla sanığın örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
c)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-1878 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, örgüte üye olma, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme veya örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçlarında etkin pişmanlık, şahsi cezasızlık veya cezadan indirim yapılması gereken haller olarak kabul edilmiştir.
Şahsi cezasızlık nedeni olarak; sanığın amaç suçun işlenişine iştirak etmeksizin, hakkında bir soruşturma başlamadan önce örgütten gönüllü olarak ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi (TCK’nın 221/2 maddesi), hakkında soruşturma başladıktan sonra, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili samimi ve faydalı bilgi vermesi (TCK’nın 221/4 maddesinin ilk cümlesi), yakalandıktan sonra pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının önemli ölçüde yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi (TCK’nın 221/3 maddesi) hallerinde sanık hakkında cezaya hükmolunmayacaktır.
Amaç suça elverişli vahim nitelikte sayılan eylemler gerçekleştirilmeden yakalanan, örgüt kuran, yöneten, örgüte üye olan, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek isteyerek yardım edenlerin örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi vermesi halinde ise cezadan indirim yapılacaktır (TCK’nın 221/4 maddesinin ikinci cümlesi).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
Mahkeme kabulünde de belirtildiği üzere soruşturma ve yargılama aşamasında örgütsel faaliyetler ve diğer örgüt üyeleri hakkında konumu ve örgütte kaldığı süre ile uyumlu kendisinden beklenilecek şekilde bilgiler veren sanık hakkında verdiği bilgilerin niteliği, faydalılık derecesi ve etkin pişmanlıkta bulunulan aşama gözetildiğinde, belirlenen ceza üzerinden dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun bir şekilde üst hadden indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde fazla ceza tayini ve terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında TCK’nın 58/9. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 28.03.2019 tarihli ve 2019/370 Esas, 2019/429 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, sair yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.