YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11091
KARAR NO : 2023/3159
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :2018/118 E. 2019/361 K.
SUÇ :Silahlı terör örgütüne üye olma,
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi,
TEMYİZ EDENLER :Sanıklar müdafileri, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama,
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.2017 tarih ve 2017/88 Esas, 2017/176
sayılı Kararı ile sanıklar hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314/2, 3713 Terörle Mücadele Kanun’un (3713 sayılı kanun) 3- 5/1, 5237 sayılı Kanun 62, 53/ 1, 2, 3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 15.05.2019 tarih ve 2018/118 Esas, 2019/361 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklarlar müdafilerinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.06.2021 tarihli usul ve yasaya uygun olan hükmün onamasına, görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafilerinin Temyiz Sebepleri;
*Dosyada bulunan delillerin yeterince incelenmeden karar verildiği,
*Suçun unsurlarının oluşmadığı,
*Sanıkların ByLock kullanıcısı olup olup olmadığının teknik verilerle ispat edilemediği,
*ByLock tespit değerlendirme tutanağı ile Cgnat kayıtlarının örtüşmediği,
*Sigortalı çalışmanın örgütsel faaliyet olarak kabul edilmemesi gerektiği,
*Sanık …’un istinaf aşamasında müdafisi olmadan savunmasının alınıp karar verildiği,
*Temyiz dilekçesinde belirtilen Sair Temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY ve OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Makemesinin kabulü
Sanıkların eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Hükümden sonra dosyaya giren delillerin sanıklara bildirilip delillerin değerlendirilmesi amacıyla CMK’nın 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I. Sanık … hakkında;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre;
Mahrem yapı içerisinde yer aldığı, ByLock kullanıcısı olduğu, örgütsel toplantılara katıldığı ve himmet topladığı anlaşılan sanık hakkında eylemlerinin süreklilik ve yoğunluğu dikkate alınarak hiyerarşik yapısına organik bağla katılmak suretiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
II. Sanık … hakkına;
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; sanıkların aşamalardaki beyanları, örgüt içerisindeki faaliyetleri birlikte değerlendirildiğinde, örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde yer alıp emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği sanığın anılan örgütün üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemekle birlikte, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak; ayrıntıları (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 09.04.2018 tarih ve 2018/125 Esas 2018/1049 sayılı Kararında belirtildiği üzere; CMK. 188/1. maddesinde; “Duruşmada, hükme katılacak hakimler ve cumhuriyet savcısı ile zabıt katibinin ve kanunun zorunlu müdafiiliği kabul ettiği hallerde müdafiinin hazır bulanması şarttır.” şeklinde duruşmada hazır bulunması gerekenler gösterilirken “zorunlu müdafiiyi” mahkeme heyetinden saymıştır.
CMK 289. maddesinin 1-a-e bendlerinde, kanuna kesin aykırılık halleri içinde, “mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması ile Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması” gösterilmiştir. Temyiz denetiminde bu madde kapsamındaki hukuka aykırılıklar temyiz kapsamında gösterilmiş olmasa da resen incelenecektir (CMK 289/1).
Bu açıklamalar doğrultusunda, somut olayda; Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan sanığın, Bölge Adliye Mahkemesinin yargılaması sırasında kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK 156. maddesi gereğince re’sen müdafii görevlendirilmeyerek bulunduğu hal nedeniyle, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesinin ve Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılama hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde, adaletin selameti açısından gerekli olan müdafiinin hukuki yardımından yararlandırılmadan yargılama yapılıp sorgusu tespit edilmek ve hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması yukarıda izah edilen mevzuat ile CMK 188/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,; hukuka aykırı bulunmuştur.
III. Sanık … hakkında;
Somut olayda, Temyiz aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan; kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak, 408360 ID numaralı ByLock Tespit Değerlendirme Tutanağı’ nın CMK’ nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz belgelere dayanılarak eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur
V. KARAR
A. Sanık … hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (I) başlığında açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 15.05.2019 tarih ve 2018/118 Esas, 2019/361 sayılı Kararının sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmediğinden temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle temyiz isteminin esastan reddi ile HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanıklar, … ve … hakkında kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünün (II ve III) başlığında açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin ve sanık …’un temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 15.05.2019 tarih ve 2018/118 Esas, 2019/361 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, tebliğnameye aykırı olarak; oy birliği ile gerekçede belirtilen nedenlerle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası B bendi uyarınca takdiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi’ ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2023 tarihinde karar verildi.