YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11233
KARAR NO : 2023/397
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/248 E., 2021/127 K.
KATILANLAR : Maliye Hazinesi, ÖSYM, T.C. …
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik(sınav), resmi belgede sahtecilik(kimlik)
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçları yönünden katılan … ve Cumhurbaşkanlığının; resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma suçları yönünden ise katılan … Bakanlığının suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarıca mezkûr suçlardan açılan kamu davasına katılma haklarının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümleri temyize hak ve yetkilerinin olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında resmi belgede sahtecilik(kimlik) suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2019/257 Esas, 2020/165 Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsubuna karar verilmiştir.
3. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un (3713 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir.
B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2021/248 Esas ve 2021/127 Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan … vekili, ÖSYM vekili ve … vekilinin, silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna ilişkin; katılan … vekilinin, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve bu suçla bağlı olarak resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine; katılan … vekili ve ÖSYM vekilinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve bu suçla bağlı olarak resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin; o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna ilişkin; sanık müdafiinin sahte sürücü belgesi kullanılması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin istinaf başvurularının ise 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.11.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi Özetle;
Başkanlığın sınav tekrarı sebebiyle uğradığı zarar ve önceden temin edilen cevapları cevap anahtarına işleme suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğunun aşikar olduğu, sanığın gerçeği yansıtmayan ve samimi olmayan savunması, mevcut delil durumu, atıh suç fiili kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan ifadelerde KPSS sorularının nasıl sızdırıldığı ifadeleri karşısında hükmün beraat dahil sanık lehine verilen tüm kısımlarının bozulması ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi ve sair sebeplere ilişkindir.
B. Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi Özetle;
Katılma haklarının engellenmesi nedeniyle kararın usul ve kanuna aykırı olduğu, sanığın eyleminin en azından teşebbüs aşamasında kaldığının değerlendirilmesi gerektiği, sanığın terör örgütü yöneticiliğinden cezalandırılması gerektiği ve sair sebeplere ilişkindir.
C. Katılan … Vekilinin Temyiz İstemi Özetle;
Sanığın terör örgütü yöneticiliğinden cezalandırılması gerektiği, katılma haklarının bulunduğu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu ve sair sebeplere ilişkindir.
D. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle;
Sanığın mahkumiyet hükmü kurulan resmi belgede sahtecilik suçunun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlediğine ilişkin hiçbir delil ve mahkemenin bu hususta hiçbir gerekçesi bulunmadığı, örgüt üyeliği ile suçlanan kişinin suç işleme amacını bilmesi ve örgütün sadece amacını değil, kulanacağı araçları da bilmesi gerektiği, sanığın …ya para yatırırken talimattan haberinin
olduğuna dair hiçbir delil olmadığı gibi, bankanın KHK ile kapatılmış olması dışında örgüte aidiyeti konusunda yahut illegal işlemleri konusunda dosyada hiçbir delil bulunmadığı, eksik inceleme yapıldığı, ByLock delilinin istihbari delil olduğu, dijital materyallerin tarafsız ve bağımsız bilirkişiler tarafından incelenmediği, dosyaya giren A4 belgelerinin delil niteliğine haiz olmadığı, tanıklardan N. U. dışında tanıkların beyanının talimat ile alındığı, hata hükümlerine dayanılması gerektiği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, sanığın tahliyesi gerektiği ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden; sanığın iptal edilmiş olan 10.07.2010 tarihli KPSS sınav sonucuna göre kamuya bir atamasının olmadığı, SGK kayıtlarına göre sanığın örgüte iltisaklı kurumlarda çalıştığı, her ne kadar KPSS sınavından önce sanığın soru temin ettiği anlaşılmış ise de; sınavın iptal edilmiş olması ve yenilenen sınavda sanığın almış olduğu puanla bir kamu kurumuna atanmamış olması dikkate alındığında sanığın üzerine atılı kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının kanuni unsurları oluşmadığından CMK’nın 223/2-a maddesince sanığın beraatine karar verilmiş,
Silahlı terör örgütüne üyeliği ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden; sanığın 2009 yılında … Üniversitesi bilgisayar sistemleri öğretmenliğinden mezun olduğu, mezun olmadan önce üniversitede örgüte ait evlerde kaldığı, bu hususun tanık beyanından anlaşıldığı, yine tanık beyanlarına göre; sanığın örgüt içerisinde BBTM’lik yaptığı (Büyük Bölge Talebe Mesulü), 2015 yılı öncesinde ETM (Eyalet Talebe Mesulü) olarak faaliyet yürüttüğü, 2015 yılından 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimine kadar sanığın bu kez örgütün asker mahrem hizmetler içerisinde ser doktor konumunda faaliyette bulunduğu, sanığın … kod adını kullandığı, eyalet abileri içerisinde ilk onda yer aldığını ve askeri öğrencilerle ilgilenen sorumluların üstünde yer aldığını, il abisi dışında sanığın üzerinde kimse olmadığını ifade ettikleri, … programına ilişkin dijital veri inceleme tespit tutanağına göre 15 temmuz 2016 hain darbe girişiminden sonra örgütsel faaliyetlerine devam ettiği, örgüt mensupları ile … programı üzerinden iletişim kurduğu, ele geçirilen mesaj içeriklerine göre sanığın yakalandığı 2019 Ocak ayına kadar örgütün öğrenci yapılanmasında en üst konuma çıkarak eğitim danışmanı olarak faaliyet gösterdiğinin tespit edildiği, yine sanığın adına kayıtlı olan 0 531 (…) (…) (…) numaralı GSM hattı üzerinden ve adına kayıtlı 0 530 (…) (…) (…) numaralı GSM hattı üzerinden ByLock programının kullandığı, ByLock içeriklerine ilişkin tespit değerlendirme tutanağının dosya arasında bulunduğu, dosya arasında bulunan bilirkişi raporu ve evraklara göre; sanığın Bank … hesabının ilk açılış tarihinin 03.12.2009 olduğu, 2013 Aralık ayında hesabında 308,87 TL var iken sanığın 2014 Ocak ayından itibaren hesabına para yatırarak ve yeni katılım hesapları açarak hesap arttırım yoluna gittiği, ilk talimat döneminde hesabına örgüt liderinin talimatıyla para yatırdığı gibi özellikle ikinci talimat dönemi olan Eylül döneminde de para yatırdığı, Ağustos 2014 ayında hesabında 17.739,96 TL para var iken 2014 Eylül ayında bu paranın 30.822, 66 TL’ye çıktığı, sanığın Eagle ve Kakao talk programlarını da kullandığı, yine sanığın dosyaya gelen dijital materyal inceleme raporunda özetle; yüklü
uygulamalar içerisinde falcon uygulamasına rastlandığı, yine kriptolu not alma amacıyla kullanılan Snote isimli uygulamaların tespit edildiği, örgüt elebaşısına ait bir kısım fotoğraflarının tespit edildiği, yine kriptolu bir program olan clean them all isimli uygulamaya ait verilerin tespit edildiği böylece sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü hiyerarşisi içerisinde yer alarak, örgütle organik bağ kurduğu ve BBTM, asker mahrem hizmetlerde ser doktor ve en son … ili eğitim danışmanı olarak örgütün … ilinin tüm eğitim biriminden sorumlu kişisi olduğundan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğunun anlaşıldığı, sanığın 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra soruşturmalardan kaçtığı ve hakkında çıkartılan yakalama emrinin ancak 25.01.2019 tarihinde infaz edilebildiği, sanığın bu tarihte …’da eşiyle beraber kalmış olduğu gaybubet evinde yakalandığı, sanığa ait montun cebinde M. A. adına sahte olarak düzenlenmiş sürücü belgesinin ele geçirildiği, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarlığı Müdürlüğünün 25.03.2019 tarih ve 19-… nolu uzmanlık raporuna göre; sanıktan ele geçirilen M. A. adına düzenlenen sürücü belgesinin tamamen sahte olarak düzenlendiği ve sahteciliğin ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilmeyecek nitelikte olduğu, sürücü belgesinin bu nedenle aldatma kabiliyetini haiz olduğu ve sanığın fotoğrafının sürücü belgesinde yer aldığının belirtildiği, yine sanığın yatak odasında A. E. adına düzenlenen nüfus cüzdanı önlü arkalı nüfus cüzdan fotokopisinin örneğinin ele geçirildiği, A. E. adına düzenlenmiş … ve … fatura asıllarını ikamette ele geçirildiği, böylece sanığın yakalanmamak için sahte kimlik kullandığı ve başkaları adına faturalar düzenleterek örgütsel faaliyette bulunduğu ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği, söz konusu belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiğine ilişkin dosyada kesin ve somut bir delilin dosyada bulunmadığı, bu nedenle sanık hakkında bir kez resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması yoluna gidilmiş, ancak mahkemece belge sayısı dikkate alındığında alt sınırdan uzaklaşılarak sanığın teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, katılan … vekili, … vekili ve … vekilinin, silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna ilişkin; katılan … vekilinin, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve bu suçla bağlı olarak resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine; katılan … vekili ve ÖSYM vekilinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve bu suçla bağlı olarak resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin; o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna ilişkin; sanık müdafiinin sahte sürücü belgesi kullanılması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin istinaf başvurularının ise 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilerek Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan … Vekili ve … Vekilinin Resmi Belgede Sahtecilik, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi
Katılan … ve Cumhurbaşkanlığının suçtan zarar gören sıfatlarının, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçlardan açılan kamu davasına
katılma haklarının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunmadığı dikkate alındığında, katılan … vekili ve … vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan … Vekilinin Resmi Belgede Sahtecilik, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık ve Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi
Resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma suçları yönünden katılan … Bakanlığının suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı; kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden ise 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan … vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. Sanık Müdafiinin Resmi Belgede Sahtecilik(Kimlik) Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi
Resmi belgede sahtecilik(kimlik) suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
D. Sanık Müdafiinin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri
1. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan ve sanık hakkında anlatımlarda bulunan İ. E., A.Ç., A.H., F.U., S.A., A.B., H.Z.’nin kovuşturma aşamasında talimat mahkemesince; N. U.’nun ise duruşmada hazır edilerek tanık sıfatıyla beyanlarının alındığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimatı öncesi/sonrası ile …nın TMSF’ye devir tarihi olan 29.05.2015 tarihi sonrasını da kapsayacak şekilde sanığa ait Bank … hesap kayıtları üzerinde alınan raporların incelenmesinde örgüt liderinin talimatı doğrultusunda işlemlerinin olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3. Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı kararında ve müstakar kararlarında, “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetildiğinde; sanık müdafinin ByLock delilinin istihbari nitelikte olduğu yönündeki temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
4. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına, tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün nihai amacını gerçekleştirmek için stratejik öneme haiz yapılanma içerisinde BBTM, asker mahrem yapılanmasında ser doktor ve en son Sakarya ili eğitim danışmanı konumunda yer alıp kod adı kullanan, sorumluluğu altındaki askeri şahıslarla ilgilenen sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğuna, örgütsel konum ve faaliyetlerindeki çeşitlilik sebebiyle temel cezanın tayininde teşdit uygulanmasına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5. Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir (5237 sayılı Kanun md. 21/1). Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz(5237 sayılı Kanun md. 30/1). 5237 sayılı Kanun’un “Hata” kenar başlıklı 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleştiği durumlarda, sanığın kasten hareket ettiğinden bahsedilemeyecek ve somut olayda tipik eylem gerçekleşmiş olsa da 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraat kararı verilecektir.
Hata (yanılma); kişinin tasavvuru, zihninden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymaması anlamına gelen bir kavramdır. Hata kural olarak iradenin oluşum sürecine etki eder ve gerçeğin yanlış biçimde tasavvuru veya bilinmesi nedeniyle irade bozulmuş olarak doğar. Failin tasavvurunun konusu dış dünyaya ait bir şeye ilişkin olabileceği gibi, normatif dünyaya (kurallar alanına) dair de olabilir. Dış dünyayla ilgili şey olduğundan farklı bir biçimde algılanması halinde unsur yanılgısından (tipiklik hatası), normatif dünyaya ait gerçekliğin farklı biçimde değerlendirilmesi halinde ise yasak hatasından bahsedilir. Kısaca unsur hatası bir algılama hatası olduğu halde, yasak hatası bir değerlendirme hatasıdır.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; FETÖ/PDY terör örgütünün, başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanında büyük bir kesimce böylece algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce erişinceye kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün ustaca gizlenen amacını bilenler ve bu amaçla örgütte görev alanlar açısından, suç tarihine bakılmaksızın ve suç tarihinden önce anılan yapının terör örgütü olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı verilmiş olması da
aranmaksızın hata savunmalarına itibar edilemeyeceğinde kuşku bulunmamakta ise de; terör örgütü olduğunu bilmeksizin içinde yer alan veya yardım eden sanıklar yönünden mensup olduğu ya da yardım ettiği yapının Anayasal düzeni zorla değiştirme, Anayasa’ya uygun olmayan yöntemlerle iktidarı ele geçirmeyi amaçlayan bir terör örgütü olduğunu veya terör örgütüne dönüştüğünü anladığı veyahut expost bir değerlendirme ile dış aleme yansıyan olay ve olgular itibariyle kendisinden anlamasının beklendiği tarihten itibaren davranışları ile bu örgütten ayrılma iradesini ortaya koyup koymadığı ve bu bağlamda 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği somut olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, örgütteki konumu, faaliyetlerinin önemi ve irtibatının devam ettiği tarih itibariyle örgütün nihai amacını bilmediği yönündeki savunmasına itibar edilmeyerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi kapsamında hata hükümlerinin uygulanması yönündeki temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
6. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal düzene karşı işlenen suçlar soruşturma bürosu tarafından 2017/68532 soruşturma numarasına kayden yürütülen soruşturma kapsamında, gizli tanık …’un, gerek Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/250 Esas sayılı dosyasında verdiği 16.02.2018 tarihli, gerekse Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 18.04.2017 ve 27.04.2017 tarihli (Kom Daire Başkanlığında alınan) ifade tutanaklarında belirtildiği gibi, anılan örgütün mahrem yapılanması içerisinde yer alan Emniyet Genel Müdürlüğüne sızmış mensupları ile bunlardan sorumlu mahrem imamlarının örgütle irtibatı, bağlılık derecesi ve örgütsel konumu gibi stratejik önemi haiz bilgilerin kaydedildiği dijital materyallerin, Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğinden alınan 18.04.2017 tarih ve 2017/2920 Değişik iş sayılı karara istinaden incelenmesi neticesinde düzenlenen veri inceleme raporunun, müsnet suç yönünden; gizli tanık beyanına ve gizli tanık tarafından teslim edilen dijital materyallere dayanılarak düzenlenmiş, sanığın örgütle irtibatını ortaya koyan bir belge olarak kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
7. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
1. Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle katılan Kurumlar vekillerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünde yer alan (C) paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
3. Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.02.20121 tarihli ve 2021/248 Esas ve 2021/127 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.