Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/11389 E. 2023/3378 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11389
KARAR NO : 2023/3378
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:

I)Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;

İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün İlk Derece Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince 27.06.2018 tarihinde verilen esastan ret kararının, verildiği tarih itibariyle CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün bulunmadığı, ayrıca 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında yapılan değişiklik ile daha önceden kesin olarak verilen bu hükümlerin sanık lehine olmak üzere sanık ve müdafii açısından temyizi kabil hale getirilmiş ise de Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısına aleyhe temyiz hakkı tanınmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin CMK’nın 298/1 inci maddesi gereğince REDDİNE,

Diğer temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Hükmolunan cezaların süresine göre şartları bulunmadığından sanıklar … ve … müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299 uncu maddesi uyarınca REDDİNE,

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre;

II-A)Sanıklar …, …, Abdurrezak Pehlevan, … ve … hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;

BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası AŞ’de örgüt liderinin talimatı üzerine hesap açtığı, işlem yaptığı yönünde delil bulunmayan sanıklar …, … ve Abdurrezak Pehlevan’ın anılan banka nezdinde açılmış hesaplarının bulunmasının ve bu hesaplara ait mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet yada delil olarak değerlendirilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;

Diğer delillerin atılı suçun sübutu, vasfının tayini ve cezaların bireyselleştirilmesi için yeterli olduğu görülmekle sanık …’un ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı gelmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamış,

İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi karar başlıklarında suç tarihinin sanık … yönünden kabul edilen yardım niteliğindeki en son eylem tarihi olan 04.02.2015 yerine yakalama tarihinin yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş,

FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı kurumlarda uzun yıllar öğretmen olarak çalışıp örgüt içi tayine tabi olan, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda Bank … nezdinde katılım hesapları açan, tanık R. A.nin sorumluluğu altında emir ve talimat alan ve 2014-2015 yıllarında örgütün eleman kazanmak ve örgüt üyelerini bilinçlendirmek amacıyla düzenlendiği örgütsel toplantılara katılan sanığın sübut bulan örgüt üyeliği suçundan cezalandırılması gerekirken delil ve olguların hatalı değerlendirilmesi suretiyle suç vasfında hataya düşülmesi, usulüne uygun aleyhe temyiz bulunmaması ve TCK’nın 314/3 ve 220/7 nci maddelerdeki atfın niteliği gözönüne alınarak bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

B) Sanıklar … ve … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talepleri yönünden;

1) Sanık … ile ilgili olarak;

a) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.09.2017 tarih, … sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetilerek, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığa atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması bakımından, hükümden sonra gelen ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları ile D. K., L. B., M. B., A. S., H. Y. B. ve B. K.nın beyanlarının CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunarak tartışıldıktan ve anılan şahısların tanık sıfatıyla usulüne uygun biçimde dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz rapor ve belgelere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,

b) BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım

Bankası AŞ’de örgüt liderinin talimatı üzerine hesap açtığı, işlem yaptığı yönünde delil bulunmayan sanığın anılan banka nezdinde açılmış hesaplarının bulunmasının ve bu hesaplara ait mutad hesap hareketlerinin müsnet suç yönünden delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi,

2) Sanık … ile ilgili olarak;

UYAP kayıtlarının incelenmesinden sanık hakkında Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/133 Esasına kayden görülen, silahlı terör örgütü yönetme suçundan yargılaması devam eden dava olduğu anlaşılmakla, anılan dava dosyasının istenerek incelenmesi, müsnet suçların mütemadi niteliği de gözetilerek birleştirme hususunun değerlendirilmesi ile delillerin bir bütün halinde tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdirinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun’un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca dosyanın Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

… … … … …