Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/11965 E. 2023/357 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11965
KARAR NO : 2023/357
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

TUTUKLU

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/762 E., 2021/1238 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Van 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/31 Esas, 2021/125 sayılı kararı ile sanıklar hakkında “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci

maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesini birinci ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, sanık …’nun 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık …’nun 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2021/762 Esas, 2021/1238 sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A) Sanık … müdafiinin temyiz istemi, kararda gerekçe mevcut olmadığına, Bank Asyaya para yatırmanın hiç bir kanunda suç olarak tanımlanmadığına, cep telefonuna yasak olmayan bir internet sitesinden program indirmenin örgüt üyesi olmak için yeterli bir delil olmadığına, yetersiz ve iddianame tarihindeki suç tarihinden öncesi hakkında beyanlar içeren yetersiz nitelikte olan tanık beyanları dayanak alınarak hüküm kurulamayacağına, müvekkilinin hak arama özgürlüğünün adil yargılanma hakkının ihlal edilerek soruşturma aşamasındaki beyanlarına istinaden hüküm kurulamayacağına, ceza tayin edilirken gerekçesiz olarak alt sınırdan uzaklaşıldığına ilişkindir.

B) Sanık … müdafiinin temyiz istemi, kararda gerekçe mevcut olmadığına, Bank Asyaya para yatırmanın kanunda suç olarak tanımlanmadığına, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğine, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiğine, müvekkilinin ByLock programını kullanmadığına yazışmaların müvekkili tarafından yapılmamış olduğunun açıkça göründüğüne, müvekkilinin sohbet toplantılarına katılmadığına ve himmet vermediğine, müvekkile ait olmayan ByLock tespit değerlendirme tutanağının müvekkil tarafından ByLock programının kullanıldığına delil olamayacağına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık … yönünden:

Sanığın eşi …’ın soruşturma aşamasındaki sanık …’nın kullanmakta olduğu ByLock programının ID numarasını bildirmiş olması, dosyada bulunan ByLock tespiti ve tespit değerlendirme tutanağında sanığın adı ile kullanıcı adı ve şifre belirlemiş olması, bu ID üzerinden yazışmaların yapılmasıyla içeriklerin mevcut olması, ayrıca sanığın eşi …’ın kullandığı ByLock programını da kısa süre kullanarak 21.01.2016 tarihli yazışmada yazıştığı kişiye kendisini “Selam Ben …” şeklinde tanıtması gözetilerek, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmeyerek sabit olan eyleminden dolayı mahkumiyetine karar verilmiştir.

Sanık … yönünden;

Sanığın soruşturma aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini söyleyerek verdiği ifadesinde, kendisinin mahrem hizmetlerde görev aldığını vasfının müdür yardımıcısı olduğunu, kendisine bağlı olarak görev alan öğretmenler bulunduğunu ikrar ederek bir çok isim hakkında bilgiler vermiş, kovuşturma aşamasında sorgusunda ikrara yönelik bütün beyanlarından geri dönmüştür. Sanık hakkında dosyada bulunan ByLock tespiti ve tespit değerlendirme tutanağı, sanık hakkında sanığın mahrem imam müdür yardımcı olduğuna dair etkin pişmanlık kapsamında beyan ve teşhislerde bulunan asker tanıklar Ö.S.Ö, Y.A, E.A.’nın beyanlarında ayrıca sanığı … kod ismi ile bildiklerine ve kendileri ile ilgilenen öğretmenlerin bir üst konumunda sanığın bulunduğuna dair aynı doğrultudaki beyanlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı ve eylemine uyan “silahlı terör örgütüne üye olma suçu”ndan cezalandırılmasına, sanığın örgüt içerisinde müdür yardımcı konumunda bulunduğu anlaşıldığından örgütteki konumu dikkate alınarak cezası tayin edilirken alt sınırdan makul seviyede uzaklaşılmasına, 5237 sayılı TCK’nın etkin pişmanlığa ilişkin 221 inci maddesinin amaç, kapsam ve gerekçesi birlikte nazara alındığında, sanığın kovuşturma aşamasındaki savunmalarında, soruşturma aşamasındaki beyanlarından tamamen döndüğü anlaşıldığından hakkında etkin pişmanlıktan söz edilemeyeceği böylece anılan maddede aranan şartlar oluşmadığından sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın yargılama sürecinde mahkemeye saygılı davranışı lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek 5237 sayılı TCK’nın 62 nci maddesi uyarınca indirime gidilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

1) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.

2) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre,

A) Sanık … yönünden,

Mahrem sınıf içerisinde kendisiyle ilgilenilmiş ve takip edilmiş olan 2 astsubay ve 1 askeri hakimin etkin pişmanlık beyanlarından anlaşıldığı üzere sanığın mahrem sınıfta yer alan -öğretmen- sıfatlı kişilerin bir üst konumunda bulunan -müdür yardımcısı- konumunda bulunduğu, tanıklar tarafından sanığın -Mahmut- kod ismi ile teşhis edildiği ve eylemlerine dair bilgiler verildiği, sanığın eşini

suçtan kurtarmak gayesiyle ortak olarak kullanmış oldukları ByLock kullanımını tek başına kullandığından bahisle üstlendiği, sanığın soruşturma beyanlarında örgüt içerisinde mahrem sınıfta müdür yardımcısı olarak görev aldığını ikrar ettiği eylem ve faaliyetlerini samimi olarak anlattığı, kovuşturma aşamasında ise tüm beyanlarından döndüğü, sanığın ikrar içerikli beyanlarıyla tanık beyanlarının aynı yönde olması nedeniyle soruşturma beyanlarına itibar edildiği, böylelikle sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

B) Sanık … yönünden,

Sanığın eşi diğer sanık …’ın soruşturma aşamasında etkin pişmanlık içeren beyanlarında, eşinin kullandığı ByLock programındaki İD numarasının belirtildiği bu İD numarasıyla kullanıcının eşi Neva olduğunun doğrulandığı, sanık …’ın kovuşturma aşamasında bu beyanından dönerek eşinin ByLock kullanıcısı olmadığını beyan ettiği, dosyaya yargılama sürecinde intikal eden sanık …’ya ait olduğu tespit edilmiş olan tespit değerlendirme tutanağına göre sanığın ByLock programını kendi ismi ile kullanıcı adı ve şifre belirleyerek kullandığı, eklediği 6 kullanıcının da kadın olduğu, eklediklerinden bir kişinin kendisini -nevaögr- ismiyle kaydettiği, ayrıca eşi sanık …’ın kullanmakta olduğu ByLock programını da 21.01.2016 tarihinde yazışma yaptığı kişiye kendisini tanıtmak suretiyle -Selam ben …, evdeyim, arada bir burdan görüşelim- şeklinde yazışma yaparak kullandığı, sanığın böylelikle anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2021/762 Esas, 2021/1238 sayılı kararında, sanık … müdafiince ve sanık … müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN AYRI AYRI ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2023 tarihinde karar verildi.